Kahve
Türk geleneğinin vazgeçilmez iceceği olan kahve denilince akla hoş sohbet, tatlı muhabbet geliyor. Kahvenin kökeni Arap yarımadası olup adı Arapça qahwah'dan gelmektedir, bu Türkçe'de kahve'ye dönüşmüştür, buradan da Avrupa'da café, caffe, koffie, coffee, şekline gelmiştir. Kahvenin ilk elde edildiği ağaç olan Coffea Arabica, Etopya'da yetişmektedir. Kahve Yemen'den Mekke ve Medine'ye ve 15. yy. sonunda da İran, Mısır, Türkiye ve tüm İslam dünyasına yayılmıştır.
Tarihçiler kahvenin İstanbula ilk defa 1519 yılında I. Selim'in Mısır seferinden sonra geldiğini belirtilmektedir. 16. yüzyılda Osmanlı Türkleri kahve meyvesinin tanesinin kavrulması, öğütülmesi ve kaynatılması yöntemini geliştirmişlerdir. Kahvenin, Arap yarımadasından Osmanlı İmparatorluğuna ulaşması ise kahvenin tüm dünyaya yayılması için en önemli aşama olmuştur. Anadolu'da ilk kahvehane, 1554 yılında Tahtakale'de açılmistir. 1615'te Venedikli, 1650'de Marsilyalı tacirler Türk Kahvesinin ticaretini yapmişlardır. 1669'da Osmanlı Sefiri Hoşsohbet Nüktedan Süleyman Ağa, Türk kahvesini Paris sosyetesine ikram etmistir. Almanya`da ilk kahvehane 1673 yilinda Bremen`de acilmistir. Kahve kültürünün en yoğun yaşandığı Avusturya ise 1683'teki Viyana kuşatması sırasında kahve ile tanışmıstir. Osmanlı orduları Viyana kapılarından çekilirken geride bol miktarda kahve bırakmışlardır. Evliya Çelebi'ye göre XVII yy.'da İstanbul'da 55 kahve dükkanı ve 300 kahve deposu vardı.
Kahvedeki etkin madde kafeindir. Kafein kahve, çay, kolalı içecekler ve kakao`da bulunmaktadır. Kaffeinin etkisi ictikten sonra iki, üç saat sürebilmektedir. Sağlıklı bir insan günde rahatlıkla üc dört fincan kahve içebilir. Yalnız kafeine hassas olan insanlarda içilen yüksek dozda kafeinli içecekler sinir sistemini uyarmakta, kalb atışlarında artış, uykusuzluk, titreme ve huzursuzluk gibi yan etkiler görülebilmektedir. Kahve mide asiti üretimini hızlandırdığından mide hastaları kahveden olabildiğince uzak durmaları gerekmektedir. Hamilelik döneminde ise iki bardaktan fazla kahvenin içilmemesi tavsiye edilmektedir. Ayrıca küçük çocukların da kafeinli içecekleri çokca tüketmemeleri tavsiye edilmektedir. Kafeinin etkisi içilen içecekteki kafeinin miktarına, içeceğin cinsine ve kişinin vücut yapısına göre değişmektedir. Kafeine duyarli olanlar kafeinsiz kahveyi deneyebilir.
Avrupa’da kişi başına yıllık kahve tüketimi 8 kg., Almanya’da 7, Finlandiya’da 11 kg`dir Türkiye’de ise sadece 500 gr`dir. Batı'ya kahveyi Türkler öğretti batılılar ise kahveyi yeni teknolojiler ile işleyip en uygun hale getirdiler ve Starbucks, Gloria Jean's gibi yabancı cafe shoplarla Türkiye piyasasına yerleşiyorlar. Malesef Türkler bu güne kadar tanınmiış bir kahve markasi geliştiremediler. Türk kahvesinin Türkiyedeki pazar payi % 20 oranına gerilemistir. Genç nesil Türk kahvesi yerine nescafe, espresso ve capucinoyu tercih etmektedir.
Zamanla alışkanlıklar değişsede tiryakisi olanlar için bir fincanlık Türk kahvesinin keyfi hiç bir içecekte bulunmaz.