fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
BU BLOGU ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİP BİZE KATKIDA BULUNMUŞ OLACAĞINIZI UNUTMAYIN LÜTFEN !!! İLĞİNİZE TEŞEKKÜRLER

yardimci

TÜSİAD: Eğitim siyasetin müdahale alanı olmamalı

 

                         Son günlerde rektör atamaları çerçevesinde yaşanan tartışmalara ilişkin bir açıklama yapan TÜSİAD, yükseköğretim sisteminin

   yeniden yapılandırılarak, ’eğitimin siyasetin müdahale alanı olmaktan çıkarılmasını’ istedi.
 
 

TÜSİAD: Eğitim siyasetin müdahale alanı olmamalı

TÜRK Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), rektör atamaları ile ilgili olarak, "Şüphesiz, yasalarla yetkilendirilmiş kurumlar

bu yetkilerini kullanacaklardır. Ancak bu yetki kullanımı, YÖK sisteminin sorun üreten yapısını değiştirmemekte, her karar ve atama

tartışmalara yol açmaktadır. Eğitim kesinlikle siyasetin müdahale alanı olmaktan çıkarılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Sorun üreten yapı

Açıklamada, "Son yapılan rektör atamalarının, daha önceki örneklerde olduğu gibi bazı üniversitelerde tepki yaratmıştır ve bu süreçte

bazı değerli akademisyenlerimiz üniversitelerindeki idari görvlerinden istifa etmişlerdir" hatırlatması yapılarak, şu değerlendirme yapıldı:

"Şüphesiz, yasalarla yetkilendirilmiş kurumlar bu yetkilerini kullanacaklardır. Ancak bu yetki kullanımı, YÖK sisteminin sorun üreten yapısını değiştirmemekte, her karar

ve atama tartışmalara yol açmaktadır. Türkiye’nin yükseköğretimde yeni bir yapılanmaya gitmesi gerektiği muhakkaktır. Böylece üniversiteler, siyasi gerginliklerin bir

unsuru olmaktan çıkarak enerjilerini eğitimin niteliğini yükseltmeye yönelik çalışmalar üzerine yoğunlaştırabilecektir.

Eğitim kesinlikle siyasetin müdahale alanı olmaktan çıkarılmalıdır."

Tek tip ve merkeziyetçi

Yükseköğretimde çeşitliliğin öneminin vurgulandığı açıklama şöyle devam etti: "Yükseköğretimde, bireylere seçme olanağı tanıyan çeşitlilikte, ademi merkeziyetçi,

kurumların yaratıcılığını ön plana çıkaran, karşılaşılan sorunlara esnek tepkiler verebilen, üniversitelerin birbirleri ve yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarıyla rekabet

edebilmelerine fırsat tanıyan bir sistemin varlığı son derece önemlidir. Bugünkü tek tip ve merkeziyetçi yapının, fiilen çeşitlenmiş olan Türk üniversitelerini yönetmeye

ve yönlendirmeye yeterli olup olmadığı sorusu da dikkate alınarak, açık bir diyalog ortamında, yükseköğretim politikasının ve vizyonunun daha demokratik bir bakış

açısıyla yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu süreçte siyasi otoritenin gerginlik yaratmayan uzlaşmacı tavrı eğitim sisteminin ihtiyaç duyduğu reformun

gerçekleşmesine yardımcı olacaktır."

5 yıl önceki raporu

Açıklamada ayrıca, TÜSİAD’ın 4 Eylül 2003’te kamuoyuna açıkladığı "Yükseköğretimin Yeniden Yapılandırılması: Temel İlkeler" başlıklı raporu da hatırlatıldı. Prof. Dr.

Üstün Ergüder koordinötürlüğünde Prof. Dr. Suhü Sevük, Prof. Dr. Mehmet Şahin, Prof. Dr. Tosun Terzioğlu ve Prof. Dr. Öktem Vardar tarafından hazırlanan bu

raporda, kurumsal özerklik konusuna da yer verilerek, şöyle denilmişti: "Tek tip üniversite anlayışından kurtulmak gerekli. Üniversitelerin idari yapılarının ayrıntıları,

kanunun ana esaslarına uymak şartıyla üniversiteye bırakılmalı."

Sitemizdeki bilgilerin büyük çoğunluğu alıntıdır. İlgili yazının yazarının veya kaynak sahibinin istemesi halinde ilgili yazı sitemizden kaldırılacaktır. Web Stats