| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
BU BLOGU ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİP BİZE KATKIDA BULUNMUŞ OLACAĞINIZI UNUTMAYIN LÜTFEN !!! İLĞİNİZE TEŞEKKÜRLER

yardimci

Yazılar arşiv 09.2008 Other entries in 2008-09 resimler , videolar

En iyi virüs tarayıcılar

Sonuç: Net bir galibiyet

Davranış analizi, her geçen gün artan zararlı yazılımlara karşı, hepsi-bir-arada güvenlik çözümlerinin yanında etkili bir koruma sağlıyor. Test şampiyonu, bu kategorideki yazılımların yeterince olgunlaştığını kanıtlıyor.

Henüz tanımlanmamış virüsleri, yalnızca davranışlarına bakarak tanımak hiç de kolay değil. Testimizde ortaya çıktığı gibi, çoğu üreticinin bu konuda alması gereken önemli bir yol var. Tarayıcılar çoğu zaman ya çok hassas, ya da çok duyarsız. Virüsleri doğru tanıma konusunda hala geliştirilecek çok şey var. Bu konuda rekor çıtasını ise, Norton AntiBot ortaya koyuyor.

Mevcut Güvenlik Çözümlerine İyi Bir Destek
Symantec'in yazılımı, davranış analizi ile, kullanıcıları yanlış alarmlar veya gereksiz bilgilere boğmadan, başarılı sonuçlara imza atabiliyor. Norton AntiBot, %100'lük tanıma oranı ile, zararlı yazılım ve dosyaları tanım dosyaları ile belirleyen, bu yüzden oldukça geç tepki veren geleneksel antivirüs çözümlerinin yanında, en iyi tamamlayıcı olarak göze çarpıyor.

Download:
Norton AntiBot (15 Günlük Deneme Sürümü)
:chip

Yolcu otobüslerinde internet imkanı

Şehirler arası yolcu otobüslerinde, kapalı devre müzik ve TV yayınından sonra koltuklara monte edilen ekranlarda, dijital ve interaktif kanalları izleme, DVD yayını ve internete bağlanma imkanı sunuluyor.
Alınan bilgiye göre, şehirlerarası yolcu taşıyan firmalar arasındaki rekabet ve Avrupa standartlarını yakalama adına yapılan yenilikler dikkati çekmeye başladı.
Firmalar, her geçen yıl farklı yeniliklerle donattığı otobüslerde daha rahat yolculuk yapma imkanı sunarken, son zamanlardaki teknolojik yatırımlarla da müşteri çekmeye çalışıyor.
Yıllar önce otobüslerde sigara içilen yolculukların çok gerisinde kalınılırken, Türkiye’nin farklı bölgeleri ve illerinde hizmet veren firmalara ait araçlarda kapalı müzik ve TV yayını ile yiyecek ve içecek ikramı yapılıyor. Otobüslerde, koltuklara yerleştirilmeye başlanan ekranlarla da çağı yakalamak adına önemli adım atılıyor.
Otobüs firmalarına bu imkanı sağlayan bir şirketin yetkilisi Fuat Çağlar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yolcu otobüslerinde kapalı devre müzik ve TV yayınından sonra koltuklara monte edilen ekranlarla, dijital ve interaktif kanalları izleme, DVD yayını ve internete bağlanma imkanı sunulduğunu söyledi.
Aynı sistemde, otobüsün önüne yerleştirilen kamera ile yolculara yol görüntüsü aktarılırken, duraklara varış, yolculuk süresi ve hız limitine ilişkin bilgiler verildiğini belirten Çağlar, 128 farklı bilgisayar oyunu yüklenen sistemin, yolculuğu daha keyifli hale getirdiğini ifade etti.
Çağlar, Ulaştırma Bakanlığı tarafından yayınlanan genelgeyle, 1 Temmuzdan itibaren şehirler arası otobüslere kapalı devre yayın yapan müzik ve video sistemi zorunluluğu getirildiğini anımsatarak, şöyle konuştu:
"Otobüs firmalarının bu uygulamaya yönelik taleplerine cevap vermeye çalışırken, yine bazı firmaların yolculuk kalitesini yükselterek doluluk oranını artırmak amacıyla teknolojik taleplerini karşılamaya çalışıyoruz. Birçok firmanın 60’a yakın otobüsünün koltuklarına TV izleme, internete bağlanma ve bilgisayar oyunları oynanabilecek 70 bin saat çalışma ömrüne sahip ekranlar yerleştirdik. Bu konuda talepler ise her geçen gün artıyor. Sadece uçak ve otobüsler için üretilen bu özel ekranların aynı zamanda kırılma ve çizilme riski bulunmuyor, görüntü net şekilde izleyene aktarılıyor. Söz konusu sistem aynı zamanda otobüsle uyum sağlaması adına 24 volt elektrikle çalışabiliyor."

TÜRKİYE’DE OTOBÜS İŞLETMECİLİĞİ
Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım da Türkiye’de otobüs yolculuğunun yakın bir zamanda çok daha keyifli duruma geleceğini söyledi.
Dünyada otobüs işletmeciliğini en iyi yapan ülkenin Türkiye olduğunu belirten Yıldırım, firmaların, daha güvenilir ve konforlu yolculuk imkanı sağlamak adına teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanmayı ihmal etmediğini bildirdi.
Yıldırım, bazı otobüslere teknolojik sistemin kurulduğunu ifade ederek, "Sistem yolcularımız tarafından çok büyük ilgi gördü. Bu nedenle koltukları ekranlı araç sayısını hızla artıracağız. İnsanların kendileriyle baş başa kaldıkları en önemli zaman dilimi olan otobüs yolculuğu sırasında yayınlanan futbol maçları ve diğer bazı programların canlı olarak izlenmesi, sistemin önemini ortaya koyuyor" diye konuştu.

Madonna'ya gecikme cezası

Nafiz ALBAYRAK/ NEW YORK, (DHA)

 

AMERİKALI pop müzik yıldızı Madonna, Londra Wembley Stadyumu’nda verdiği konseri öngörülen saatten geç bitirdiği için yaklaşık 250 bin dolar cezaya çarptırıldı.
Madonna, Sticky+Sweet (Yapışkan ve Tatlı) turnesi kapsamında Londra Wembley Stadyumu'nda sahneye çıkma işini ağırdan alınca, bedelini ağır ödemek zorunda kaldı. Ünlü şarkıcı, öngörülen zamandan sonra bitirdiği konseri için geç kaldığı her 15 dakika başına 92 bin 500 dolar para cezasına çarptırıldı.
Madonna'ya yaklaşık çeyrek milyon dolar (249.750) ceza kesen Wembley Stadyumu yetkilileri, ünlü sanatçının 11 Eylül'de verdiği konseri 40 dakika geç bitirdiğini belirtti. Madonna'nın 20.30’da başlaması gereken konseri, sanatçının sahneye geç çıkması nedeniyle 21.10’da başlamış, 22.30’da bitmesi gereken konser, 40 dakikalık gecikmeyle 23.10’da sona ermişti.

Türk genci korkuyor

Türkiye’de gençlerin yüzde 94,1’inin fobisinin bulunduğu, en çok, ölümden, dini duygularını kaybetmekten, cehennem gitmekten ve depremden korktukları ortaya çıktı.
Bağımsız Eğitimciler Sendikası’nın geniş bir katılımla yaptığı “Gençlik ve Korku Araştırması" Türk gencinin “fobikö olduğunu ortaya koydu. Türk genci, korkuları nedeniyle diğer insanlarla ilişki kurmaktan bile kaçınırken, özellikle inanç konusunda korku duyuyor. İstanbul ve Ankara’da 18-30 yaşları arasında 2 bin 996 genci katıldığı ankette göre, gençlerin yüzde 94,1’nin fobisi bulunuyor. Ankete göre, gençlerin yüzde 12,3'ü ölüm ve sevdiklerini kaybetmekten korkarken, yüzde 11,4'ü dini duygularını kaybetmekten korkuyor. Gençlerin yüzde 11,1'i de depremden korktuğunu açıklarken, yüzde 10,9'luk kısmı da cehenneme gitmekten korkuyor.

GENÇLER HAYVANLARDAN DA KORKUYOR
Ankete göre, gençlerin yüzde 71,9'u hayvanlardan korkarken, yüzde 20,4'ü hiçbir hayvandan korkmuyor. Ankete katılanların yüzde 7,7'si de hayvanlardan korkup korkmadığı konusunda kararsız. Hayvanlardan korktuğunu belirten gençlerin yüzde 26,2'si yılandan, yüzde 25,9'u köpek balığından, yüzde 20,6'sı böceklerden, yüzde 14,1'i fareden korkuyor. Kedi ve köpeklerden korkanların oranı ise yüzde 5,1'i buluyor.

“GENÇLER, KORKULARI NEDENİYLE İNSANLARLA İLİŞKİ KURAMIYOR"
Anketin en ilginç sonuçlarından biri de gençlerin korkularının insanlarla ilişkilerini önemli ölçüde etkilediğini ortaya koyması oldu. Gençlerin yüzde 59,9 gibi büyük bir kısmı, korkularının toplum içinde insanlarla ilişki kurmasını engellediğini açıklarken, sadece yüzde 25,7'si korkularının ilişkilerine etki etmediğini savundu. Ankete katılanların yüzde 14,7'si ise korkularının insanlarla ilişkilerini engelleyip engellemediği konusunda ise kararsız kaldı.

TÜRK GENCİ PANİKATAK
Anket, Türkiye’deki dört gençten birinin panik atak sahibi olduğunu da gözler önüne serdi. Ankete göre, gençlerin yüzde 24,5'inin panikatağı bulunurken, yüzde 21,1'inde küçümsenme korkusu bulunuyor. Gençlerin yüzde 20,2'si topluluk önünde konuşmaktan korkarken, yüzde 18,2'si gibi büyük bir kısmı da ayıplanmaktan korkuyor.
Gençler, topluluk içinde cep telefonu ile konuşmaktan dahi rahatsızlık duyuyor. Gençlerin yüzde 27,2'si topluluk içinde cep telefonu ile konuşurken rahat hissettiklerini, yüzde 14,4'ü ise çok rahat olduğunu açıkladı. Buna karşın gençlerin yüzde 19,5'i cep telefonu ile konuşurken uzaklaşmak istediğini, yüzde 19,3'ü sıkıntılı olduğunu, yüzde 9,9'u korku duyduğunu, yüzde 9,7'si ise kaygılandığını bildirdi.

TÜRK GENCİ TANIŞIRKEN SIKINTILI
Ankete göre, gençler iyi tanımadığı ya da yeni tanıştığı kişilerle konuşurken, sıkıntı ve kaygı duyuyor. Gençlerin yüzde 28,2'si yeni tanıştığı kişilerle konuşurken rahat olduğunu, yüzde 15,3'ü ise çok rahat olduğunu belirtirken, yüzde 22,2'si sıkıntılı olduğunu söyledi. Gençlerin yüzde 18,9'u ise yeni tanıştığı kişilerle konuşurken kaygılanırken, yüzde 8,5'ku korktuğunu, yüzde 6,9'u ise kaçmak istediğini söyledi.

GENÇLER KORKULARINDAN KURTULMAK İÇİN YARDIM ALIYOR
Araştırmaya göre, gençlerin yüzde 73,1'i korkularından kurtulabilmek için yardım alıyor. Gençlerin yüzde 39,7'si korkularından kurtulmak için arkadaşlarından ve çevresinden yardım alırken, yüzde 27,6'sı ise ailesinden yardım alıyor. Rehber öğretmen ya da psikolojik danışmandan yardım isteyenlerin oranı yüzde 14,1'i bulurken, yüzde 5’i de psikiyatra giderek yardım alıyor. Gençlerin yüzde 3,9'u ise korkularından ilaçla kurtulma yolunu seçiyor.
Gençlerin yüzde 29,2'si ise aldığı yardımların işe yaramadığını düşünüyor.

En büyük hayali

fft17_mf109580 

En büyük hayali gerçek oldu

 

Milyonları her akşam ekran başına toplayan Acun Ilıcalı, en büyük hayaline kavuşuyor

“Var mIsIn Yok musun” isimli yarışma programıyla milyonları her akşam ekran başına toplayan Acun Ilıcalı, bu başarısının karşılığını da alıyor.

Çocukluğundan beri hayalini kurduğu, Türkiye'de sadece iki kişide olan, tüm parçaları elle yapılan bir otomobil sahibi oluyor..

İlk olarak Beykoz Konakları’ndan ailesiyle birlikte oturmak için villa satın alan Ilıcalı, şimdilerde arabasını değiştirdi. 3 yıldır kullandığı otomobilini satan Ilıcalı, Kuruçeşme’de bulunan Royal Motor’dan Aston Martin DB 9 marka otomobil siparişi verdi. Ilıcalı 15 gün sonra gelecek olan gri renkteki arabasını kendisine yapılan çok özel bir indirimle aldığını söyledi.

Çocukluk hayalinin gerçek olduğunu belirten ünlü sunucu “14 yıldır yarış motorsikletine biniyorum. Arabalara ve motorsikletlere ilgim var. O yüzden Aston Martin çok sevdiğim bir arabaydı. Hayalim olan bir arabayı alıyorum. Günde 17-18 saat çalışmamın bana en güzel ödülü oldu. Umarım benim gibi herkesin hayali de gerçek olur” dedi. İngiliz yapımı Aston Martin otomobillerde plastik kullanılmıyor ve tüm parçaları elde yapılıyor.

James Bond filmlerinin vazgeçilmezi olan bu otomobilden Türkiye’de sadece ünlü şovmen Cem Yılmaz ve işadamı Mehmet Germiyanlıgil’de buluyor. Dünyaca ünlü aktör Sean Connery de Aston Martin düşkünü ünlülerden.

İşte Kabe'yi yok edecek projenin fotoğrafları

'Yeni Mekke Projesi', Mekke'yi yok etme planına dönüşüyor. İşte bu tehlikeyi geçtiğimiz günlerde duyuran tarihçi Murat Bardakçı, konuyla ilgili çarpıcı fotoğraflar yayınladı.

İki sene sonra Kabeye giden hacılar gözlerine inanamayacak.

'Yeni Mekke Projesi', Mekke'yi yok etme planına dönüşüyor.. Kutsal belde çok yakında uzay üssünü andıracak.

İşte bu tehlikeyi geçtiğimiz günlerde duyuran tarihçi Murat Bardakçı, konuyla ilgili çarpıcı fotoğraflar yayınladı.

Suudi Arabistan'daki okurlar, haber üzerine inşaat alanlarından çektikleri fotoğrafları yazara ulaştırdılar. Fotoğraflar kabenin etrafındaki hummalı çalışmayı gözler önüne seriyor. Kabe'nin çevresi daha şimdiden vinçler ve beton bloklarla çevrilmiş durumda.


Habertürk yazarı köşesinde projesinin sahibini de açıklıyor: "Ülkenin kurucusu olan ve memlekete ismini veren Kral Saud’un ismini taşıyan “Kral Saud Vakfı”... Kral Saud, şimdiki Kral Abdullah’ın babasıdır ve vakfın başında da bizzat majesteleri Kral Abdullah vardır!"

50 yıllık ağaçlara kıyıp yerine metal ağaç diktiler

Erzurum Büyükşehir Belediyesi, tarihi Lala Paşa Camisi’nin çevresindeki 11 çam, huş ve kestane ağacını bir gecede kesti.

Yarım asırlık ağaçlara kıyan AKP’li belediye, bunların yerlerine ışıklandırılmış metal ağaçlar dikti. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, ağaçların kuruduğu için kesildiğini ileri sürerken, olaya tepki gösteren semt esnafı ise "Bu çevre katliamının hesabı sorulmalı" dedi.

ERZURUM’un en işlek semti Cumhuriyet Caddesi’nin tam ortasında bulunan ve 1562 yılında Kıbrıs fatihi Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Lala Paşa Camisi’nin doğu ve güneyinde bulunan ağaçlar bir gecede kesildi. Kökünden kesilen çam, huş ve kestane ağaçları, dozerle kamyonlara yüklenerek taşındı. AKP’li Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, "Ağaçları kuruduğu ve tarihi eserin görünmesini engellediği için kestik" dedi.

Menderes Caddesi’nin Cumhuriyet Caddesi ile birleştiği alana yeraltı otoparkı yaptıran Büyükşehir Belediyesi, caddeyi düzenlerken ağaç kesiminin yanı sıra granitten yaptırılan bir çeşmeyi de caminin doğusuna yerleştirdi. Yine caminin doğu tarafına kesilen ağaçların yerine iki metal ağaç dikti.

Hesabı sorulmalı

Semt esnafından Şadi Özgündoğdu, belediyenin yeşil katliamı yaptığını öne sürerek, yaklaşık 50 yıllık ağaçların yok olması karşısında gözyaşlarını tutamadığını söyledi.

Şadi Özgündoğdu tepkisini şöyle dile getirdi: "Belediye cami sınırları içinde bulunan ve etrafı çevrili bölgedeki değişik türde 6 ağacı kökünden kesti. Aynı şekilde yine caminin doğu ve güney tarafında kaldırımlarda bulunan 5 ağaç da yok edildi. Dozerlerle kamyona yüklenerek götürülen ağaçların izleri ortadan kaldırıldı. Sanki talandan mal kaçırılıyor. Yerlerine de iki adet metal ağaç dikildi. Yapay ağaçlar, geceleri ışıklandırılıyor. Erzurum’da geceyarısı operasyonu ile büyükşehir belediyesinin yaptığı yeşil katliamının hesabının sorulmasını bekliyorum."

Şoke eden Kabe görüntüsü

Bilim kurgu filimlerindeki uzay şehri sanki. Resme çok dikkatli bakanlar küçük dillerini yutuyor.


Makette gördüğünüz yer Mekke. Evet yanlış okumadınız burası Mekke. Her yıl milyonlarca müslümanın ibadet için gittiği kutsal belde.. Çok yakında inşaatlar tamamlandığında, Mekke işte bu resimdeki gibi olacak..

Kabe siyah bir noktaya dönüşüyor., çevresi beton yığınıyla kuşatılıyor.. Manevi iklimin dağıtıldığı yeni Mekke, görüntüsüyle New York'tan farkı kalmayacak.

Tarihçi Murat Bardakçı Habertürk'teki köşesinde bu çarpıcı resmi kullanarak, manzaranın ürkütücü boyutlarını gözler önüne seriyor.

Bardakçı, "Yeni Mekke Projesi"ne dikkat çekerek kabenin yok edilmek istendiğini işte bu sözlerle ifade ediyor:

(...)Gazetelerde son haftalarda Mekke ile ilgili olarak çıkan haberler bilmem dikkatinizi çekti mi? Suudi yönetiminin Kâbe’nin çevresindeki binaları ve beş yıldızlı büyük otelleri yıkmaya karar verdiği ve kutsal yapının etrafının genişletileceği söyleniyor, yıkımların başladığı anlatılıyordu.

Bütün bu yıkımlar Kâbe’nin çevresini boşaltıp hacılara çok daha fazla kolaylık sağlamak için değil, Suudi Arabistan’ın hâkimi olan El-Saud ailesinin damgasını taşıyacak maketini gördüğünüz uçuk bir Mekke’nin yaratılması için yapılıyor... Atlantis benzeri hayalî uygarlıkların bilim-kurgu yazarlarının rüyalarındaki başkentini andıracak olan bu yeni Mekke’nin siluetini gökdelen azmanı binalar çizecek, meydanlar uzay filimlerinden fırlamış mekânları andıracak ve bu garip manzaranın en ucunda da tepeden bakılan ama noktadan bile küçük kalan bir yapı bulunacak: Kâbe-i Muazzama...

Pakistan’da otele intihar saldırısı

60 ölü

DIŞ HABERLER SERVİSİ

Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yabancıların uğrak yeri olan Marriott Oteli’ne düzenlenen intihar saldırısında ilk belirlemelere göre 60 kişi öldü, 250 kişi yaralandı

 

Dün akşam saatlerinde yaklaşık 200-300 kişinin iftar için bulunduğu sırada yaklaşık 1 ton patlayıcı yüklü kamyonla  beş yıldızlı otelin önündeki metal bariyere çarpan intihar komandosu, ortalığı cehenneme çevirdi. Patlamanın ardından balo salonu çökerken, bina yanmaya başladı.
Ölenler arasında 1 ABD vadandaşı olduğu 6 Suudi Arabistanlının da kayıp olduğ bildirilirken, yaralananlar arasında Suudi Arabistanlı, Alman, Faslı, Suriyeli ve Afgan’ın bulunduğu bildirildi.
Yanan lüks otel harabeye dönerken, otelin önünde 10 metrelik bir çukur oluştu. Saldırı sonucu bölgede çok sayıda araç hasar görürken, yüzlerce metre uzaklıktaki binaların camları da kırıldı.
Saldırının, yeni Devlet Başkanı Asıf Ali Zerdari’nin otele birkaç yüz metre uzaklıktaki parlamentoda dün yaptığı konuşmadan sonra düzenlendiğine dikkat çekiliyor. Eylemden El Kaide sorumlu tutuluyor.
Daha önce de iki kez bombalı saldırıya uğrayan otelin bu saldırının şiddeti nedeniyle yıkılma tehlikesi altında olduğu açıklandı.

Artık Orta sınıf da yemek kuyruğunda

Ümran Avcı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin mobil Ramazan büfeleri, Türkiye profilinin de izdüşümü... Kadıköy'deki mobil büfelerin önü açlık sınırında yaşayan işsizlerin yanı sıra ev sahibi orta halli emeklileri de kuyrukta buluşturdu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Ramazan için kentin 10 ilçesine yerleştirdiği mobil büfelerde verilen kumanyalarda bir dilim kaşar peyniri, reçel, zeytin, hurma, meyve suyu ve bir parça da ekmek var.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Kadıköy Eminönü İskelesi'nin önüne kurulan ve her gün 2 bin kişinin kumanya aldığı mobil büfenin önündeyiz. Saat 18.30'da başlayan ve bir saat boyunca erimeden devam eden kuyruk yalnızca iftarlık almak için değil, bir öğün daha az para harcamak için gelenlerin de buluştuğu nokta aslında.
Bir dilim kaşar peyniri, reçel, zeytin, hurma, meyve suyu ve bir parça ekmek için bekleyenler sanıldığı gibi yalnızca işsiz, güçsüz, kente göçle gelenler değil. Emekliler, çalışanlar, öğrenciler de var aralarında. Doğma büyüme İstanbul Modalı emekli bankacı Mustafa Kemal Günçü neden kuyrukta olduğunu şöyle anlatıyor:
"Kendime ait bir evim var ve orada yeğenimle yaşıyorum. Aldığım 675 YTL maaş ancak faturalara yetiyor. Sayın Erdoğan'ı bu kuyruğa bekliyoruz. Saygısızlık etmek istemem ama birkaç kahvaltılık için beni bir saat kuyruğa mahkûm eden bu Başbakan, benim başbakanım değil."

Kumanyalar eve
İşçi emeklisi Kadriye Kurt (58) ise alacağı kumanyayı eve götürüp yine kendisi gibi emekli eşiyle paylaşmak için beklediğini söylüyor. Ve sitemlerine tercümanlık istiyor:
"Yeldeğirmeni'nde oturuyorum. Evimiz kendimize ait. Ama 560 YTL emekli maaşıyla hayat geçer mi?"
Ramazan bitince ne yapıyorsunuz?” diye sorduğumuzda yanıtı net: "Karı koca ajansların kapısını çalıyor iş çıkınca figüranlık yapıyoruz. Günlük 20 YTL'ye razı, bütün gün yorulup evimize dönüyoruz."
Kuyruktaki neşeli tavırlarıyla dört genç dikkatimizi çekiyor bu kez. Bursla bir vakıf üniversitesinde eğitimini sürdüren Eren Sefertaş, Sakarya Üniversitesi'nden üç arkadaşını pizza yemeğe davet edip, hesap kitabı tutturamayınca kumanya kuyruğuna sokmaya karar verdiğini anlatıyor, "Kişi başı 8 YTL mönü cebimizi bozunca bu kuyruğa girdik" diyor. 

Çocuğun okul beslenmesi
Müzik market işleten dövmeli, görenlerde, "hali vakti yerinde bir delikanlı" imajı yaratan Ozan Duman, "Herkes kıt kanaat geçiniyor artık. Utanmaya gerek yok. Aylık kazandığım 900 YTL yetmiyor. Durum böyle olunca oruçlu olmadığım halde devletin yemeğini almaya geldim" diye anlatıyor derdini.
Emekli olduğu halde bir ofiste çalışmaya devam eden 55 yaşındaki Süheyla Özer ise bir gözlemini paylaşıyor bizimle: "Taksim ve Eminönü'ne yolum düştüğü için gittiğimde gördüğüm ve konuştuğum bazı kadınlar kumanyayı çocuğunun ertesi gün okul beslenmesine koyabilmek için alıyor. Bu günleri de gördük sonunda."

Alamayanlar öfkeli
"Bu kuyruk da neyin nesi?" diye merak edip kalabalığa karışan Kanadalı bir dil öğretmeni, çalıştığı tekstil şirketi iflas edince işsiz kalan bir genç de aynı kuyruğu paylaşıyor.
Kuyruğa giren ve o günkü "rızkını" alabilenler şanslı sayıyor kendini. Kumanyalar tükenip de,"Üzgünüz başka kalmadı" sözünü işitenlerse üzgün ve sinirli ayrılıyorlar mobil büfeden.
Tepkileri muhatap oldukları görevlilere: "İki parça zeytin dağıtıyor bir de utanmadan 'kalmadı' diyorsunuz..."



Sitemizdeki bilgilerin büyük çoğunluğu alıntıdır. İlgili yazının yazarının veya kaynak sahibinin istemesi halinde ilgili yazı sitemizden kaldırılacaktır. Web Stats