| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
BU BLOGU ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİP BİZE KATKIDA BULUNMUŞ OLACAĞINIZI UNUTMAYIN LÜTFEN !!! İLĞİNİZE TEŞEKKÜRLER

yardimci

Yazılar arşiv 10.2008 Other entries in 2008-10 resimler , videolar

İsrail’e Atatürk meydanı

Yahudi İzak Şatil’in önerisiyle, 1. Dünya Savaşı’nda Ber Şeva’da şehit düşen Türklerin anısına yapılan anıtın bulunduğu meydana ’Atatürk Meydanı’ adı veriliyor. Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Namık Tan ile Ber Şeva Belediye Başkanı Yaakov Terner çalışmalarını birlikte yürüttü. 31 Ekim’de açılacak meydana dikilecek Atatürk büstü de kente getirildi.

İSRAİL’
in ilk Atatürk Meydanı, ülkenin güneyindeki Necef’in başkenti olarak bilinen Ber Şeva’da açılıyor. İsrail’in 4’üncü büyük kenti ve 200 bin dolayında nüfusu olan Ber Şeva’da, Mustafa Kemal Atatürk Meydanı ile meydanda Şehitler Anıtı’nın bulunduğu alana yerleştirilecek Atatürk büstü 31 Ekim’de törenle açılacak.

Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Namık Tan ile Ber Şeva Belediye Başkanı Yaakov Terner, meydan ve anıtın son düzenleme çalışmalarını yerinde izlediler. Atatürk büstünün konulacağı kaidenin beton dökümü tamamlanırken, alandaki düzenlemeler sürüyor. Atatürk büstü, Türkiye’de yapılarak Ber Şeva’ya getirildi.

Osmanlı izleri

Ber Şeva Belediye Başkanı Terner, Türk halkına çok derin ve sıcak duygular beslediğini belirterek, yıllar önce, genç bir İsrail Hava Kuvvetleri pilotu olarak görev yaparken Türkiye’ye gittiğini, İzmir Gaziemir ve Konya’da bulunduğunu anlattı. Terner, o günlerden bu yana Türkiye’ye karşı her bakımdan yakınlık hissettiğini, kentin Osmanlı döneminden birçok iz taşıdığını hatırlattı. Ber Şeva’da "Eski Kent" olarak bilinen çarşının yanı sıra Osmanlı döneminden kalma evler ve binaların bulunduğunu kaydeden Terner, Atatürk büstü ve meydanıyla kentin Türk geçmişiyle birlikte yaşatılacağını söyledi./_np/1332/6701332.jpg

Dostluk sembolü

Büyükelçi Namık Tan da meydan ve Atatürk büstünün, iki ülkenin iyi ilişkilerinin bir sembolü olacağını ifade etti. Tan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk askerlerinin savaştığı yerlerde isminin bulunmasının ve bir büstünün yer almasının önemine dikkati çekti.

Tan, Ber Şeva Belediye Meclisi ve Belediye Başkanı’nın bu kararlarından dolayı çok memnun olduklarını da dile getirdi.

Bir Yahudi’nin fikri

1. Dünya Savaşı sırasında, 1914-1918 arasında Ber Şeva cephesinde şehit düşen 298 Türk askerinin anısına, kentteki Osmanlı dönemi eski Hicaz Demiryolu’nun istasyonunun hemen yanında bir Şehitler Anıtı bulunuyor. 21 Ekim 2002’de, Türkiye ile Ber Şeva Belediyesi tarafından yaptırılan anıtın bulunduğu meydana "Atatürk Meydanı" adının verilmesi fikrinin öncülüğünü ise Ber Şevalı bir Yahudi olan İzak Şatil yaptı. Şatil, İsrail’de her kent ve kasabada olduğu gibi, Ber Şeva’da cadde ve sokakları, bahçeleri isimlendiren komisyonda üye.

"Bu meydana Atatürk isminin verilmesinin çok uygun olacağını düşündüm" diyen Şatil, geçen yılbaşında bu düşüncesini hayata geçirmek üzere harekete geçmiş. Önerisiyle 14 Ocak’ta İsimler Komisyonu’ndan bu konuda karar çıktığını, kararın daha sonra Belediyece de onaylandığını ifade eden Şatil, bu konuda Belediye Başkanı Terner’den de büyük destek aldığını dile getirdi. Şatil şöyle konuştu: "Burada (Ber Şeva) Kennedy, Roosvelt isimleri yok. Ama artık Atatürk’ün adı var. Atatürk, çocukluğumdan bu yana benim için bir kahraman."

298 şehit anısına

İSRAİL’
deki Atatürk Meydanı, ülkenin güneyindeki Necef’in başkenti olarak bilinen Ber Şeva’da açılıyor. Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Namık Tan, Ber Şeva Belediye Başkanı Yaakov Terner’i ziyaret etti ve bilgi aldı. Tan ve Terner daha sonra meydan ve anıtın son düzenleme çalışmalarını yerinde izlediler. Bu meydanda 1. Dünya Savaşı’nde şehit düşen 298 Türk askerinin anısına dikilen bir anıt da bulunuyor.

Oscarlı şarkıcının annesi ve kardeşi evde

 6701868

DREAMGIRLS (Rüya Kızlar) adlı 2006 yapımı filmdeki rolüyle en iyi yardımcı kadın oyuncu Oscar’ını kazanan ve "Sex and The City" filminde de dikkat çeken Amerikalı oyuncu ve şarkıcı Jennifer Hudson’ın ailesi, çifte cinayetle sarsıldı. Hudson’ın annesi Darnell Donnerson ile kardeşi Jason’ın cesedi, Chicago kentindeki evlerinde vurulmuş olarak bulundu.

ÜNLÜ OYUNCU DRAM YAŞADI

Chicago polisinin yaptığı açıklamaya göre, cesetleri, Hudson’ın önceki gün 15.00’de eve gelen ablası Julia buldu. Hudson’ın 29 yaşındaki otomobil tamircisi erkek kardeşinin yatak odasında göğsünden, 57 yaşındaki annesininki ise oturma odasında başından silahla vurulduğu bildirildi. Eve zorla girildiğine dair bir iz bulunamadı. Komşular, sabah evden silah sesleri geldiğini ancak kimsenin polise başvurmadığını itiraf etti.

Abla Julia Hudson’ın birkaç haftadır kavgalı olduğu eşi William Barfour (27) tutuklandı. Başka kişilerden de şüphelenildiğini vurgulayan polis, Barfour ile Julia Hudson’ın yedi yaşındaki oğulları Julian’ın kayıp olduğunu açıkladı. Julian’ın kaçırılmış olabileceği öne sürülüyor. AB D medyası, cinayetlerin "aile içi huzursuzluktan" kaynaklanmış olabileceğini yazdı. Yetkililer, katil zanlısı Barfour’un, küçük oğlunu, Jason Hudson’a ait 1994 model Chevrolet Suburban marka otomobil ile kaçırmış olabileceğini düşünüyor. Araba hırsızlığından yedi yıl hapis yattıktan sonra 2006’da Julia Hudson ile evlenen Balfour, şartlı salıverilmişti.

Ünlü hacker yakalandı

6705154

 DHA

 
 

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bilişim Suçları ve sistemleri Şube Müdürlüğü’nden yapılan

açıklamada, "Suç işlemek için örgüt kurmak, teşekkül halinde banka aracı kılınarak

dolandırıcılık, resmi ve özel evrakta sahtecilik" ile ilgili olarak 7 aydır çalışma

yapıldığı belirtildi.

Çeşitli bankaların internet bankacılığı kullanıcılarına ait hesap bilgilerinin örgüt üyeleri

tarafından ele geçirildiği belirtilen açıklamada, bu hesaplardan sahte kimlikler ile açılan

hesaplara yüklü miktarda para havalesi yapıldıktan sonra çekildiğinin tespit edildiği ifade

edildi.

Açıklamada, Bayrampaşa, Beyoğlu, Fatih, Eyüp, Şişli ve Küçükçekmece ile Antalya'da

tespit edilen adreslere gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 15 kişinin yakalandığı

kaydedildi. Bu kişilerin ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda 5 adet laptop bilgisayar,

5 adet USB bellek, 10 adet sahte nüfus cüzdanı, 2 adet sahte sürücü belgesi,

1 adet sahte pasaport, başkalarına ait 20 adet banka ve kredi kartları,

20 adet cep telefonu, 30 adet cep telefonu sim kartı, çok sayıda CD, DVD ve

sahte belgelerin ele geçirildiği ifade edildi.

Yapılan soruşturmada, geçtiğimiz Nisan ayında "Karnaval" operasyonunda tutuklanan

İbrahim A.'nın, cezaevinden zanlılar arasında bulunan kız kardeşi Sevgi A. aracılığıyla

 "Rus ali" lakaplı Ali A. adlı hackerle irtibat kurduğunun tespit edildiği öğrenildi.

Karnaval operasyonunda yakalanamayan “Rus Ali" lakaplı Ali A'nın internet üzerinden

banka müşterilerinin bilgilerini elde ederek çete üyelerine verdiğinin tespit edildiği belirtildi.

Tutuklu çete lideri İbrahim A.’nın çeteyi kız kardeşi Sevgi A aracılığıyla yönlendirdiği ileri

sürüldü.Operasyon sırasında yapılan aramalarda ele geçerilen, Hacker "Rus Ali" lakaplı

 Ali A. ile Sevgi A.'nın tatilde samimi bir şekilde çekilmiş fotoğrafları soruşturma dosyasında

deliller arasına konulduğu öğrenildi. Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlanan

15 kişi İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.

:Hurriyet

Türkiye 2023’te AB’ye tam üye

6701429 
Dr. Nusret Arsel
 
 
Fransa’nın eski başbakanlarından Michel Rocard, Türkiye’ye desteğini sürdürüyor. Avrupa Parlamentosu’nda Fransa milletvekiliği görevini yürüten ve Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin en önemli savunucularından birisi olan Rocard’ın, yazdığı "Türkiye’ye Evet (Oui a la Turquie)" isimli kitap, geçtiğimiz ay piyasaya çıktı.

Eski Başbakan Michel Rocard’ın kitabı, beklendiği gibi, Türkiye karşıtı çevreleri kızdırdı, kızdırmakla kalmayıp öfkelendirdi de. Çünkü Rocard, kitabında, bu çevrelerin Türkiye’nin AB üyeliğini engellemek için geliştirdikleri itirazları birer birer ele alıp cevaplandırıyor. Rocard, Avrupa’da Türkiye’yi desteklemek için kurulan ve bu yıl Nobel Barış Ödülü alan eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Marti Ahtisaari’nin başkanlığını yürüttüğü dokuz kişilik "Bağımsız Türkiye Komisyonu"nun da üyeleri arasında bulunuyor.

"Türkiye’ye Evet" kitabının, Fransa’nın AB Dönem Başkanı olduğu sırada yayımlanmış olması ayrıca dikkat çekici. Gazetecilerin sorusunu cevaplandırırken, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin Türkiye ile müzakereleri durdurmayı aklından geçirse bile uygulamaya koymaya cesaret edemeyeceğini savunan Michel Rocard, böyle bir adımın en başta Sarkozy’nin kendi hükümetinden direniş göreceğini ve AB’yi "felç edeceğini" söylüyor. Rocard’a göre, İslám dünyası ile sağlıklı ilişkiler kurabilmenin tek yolu Türkiye’nin tam üyeliği. Michel Rocard, bu konuda apaçık tarih de veriyor: 2023. Bu tarihin sembolik bir önemi de var: Türkiye’nin Batı dünyasının bir parçası olmaya karar verdiği 1923’ün yani Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yıldönümüne tekabül ediyor bu tarih. Rocard, şunları söylüyor:

"Aslına bakarsanız Türkiye’yi haddinden fazla konuşuyoruz. İnsanlar hoparlörlerle konuşunca, Türkiye’nin pek de iyi olmayan şimdiki imajını takviye ediyoruz ve potansiyeli öldürüyoruz. Şu an teknik müzakerelerin süreceği, gürültüsüz, sakin ve sessiz bir döneme ihtiyacımız var. Beş-on yıl sonra tartışmaya döndüğümüzde önümüzde yepyeni bir Türkiye ile karşılaşacağız. Ben 2023 tarihini verirken, meselenin acil olmadığını, paniğe gerek olmadığını söylemeye çalışıyorum. 2023 ayrıca Cumhuriyet’in 100. yıldönümü, böyle bir tarih Türkiye’yi reformlar için seferber edebilir."

Kitabın en önemli mesajı, arka kapakta da yer alıyor zaten. Rocard, orada şunu diyor: "İnanıyorum ki, Türkiye ekonomik olarak son derece önemli, stratejik olarak vazgeçilmez ve kültürel açıdan uzak görüşlü bir ülkedir.

Uydu frekansları değişiyor

27 Ekim saat 02:00'de televizyon kanalları, Türksat 3A üzerinden yeni frekanslarında yayına başlayacak...

TÜRKSAT A.Ş, Genel Müdürü Özkan Dalbay, 27 Ekim 2008 saat 02.00’de televizyon kanallarının TÜRKSAT 3A üzerinden yeni frekanslarında yayına başlayacaklarını belirterek, "Müstakil uydu alıcılarıyla şifresiz kanalları seyredenler uydu alıcılarında otomatik tarama yapması gerekecek" dedi.

TÜRKSAT 3A uydusunun 13 Haziran 2008’de uzaya fırlatıldığını ve testlerin ardından 18 Temmuz’da uydunun işletilmesine başlandığını belirten Dalbay, TÜRKSAT 1C uydusundaki yayınların hiç bir değişiklik yapılmadan TÜRKSAT 3A uydusuna aktarıldığını anlattı. Dalbay, şunları kaydetti:
"3A sahip olduğu yeni teknolojiler uydu yayıncılığımıza büyük bir güç kattı ve ülkemizin sahip olduğu uydu yayın kapasitemizi yüzde 50’nin üzerinde artırdı. TÜRKSAT 3A ile uydu yayıncılığı ile uydular üzerinden data ve internet
transferinde ülkemiz artık çok daha güçlü, kapsama alanımızın büyümesiyle de dünya artık bizim için çok daha yakın.
TÜRKSAT 3A’nın yeni teknolojilerinden tam olarak faydalanmak, mevcudun çok daha üzerinde televizyon yayıncılığını hayata geçirmek, yüksek çözünürlüklü HD yayınların ve yayıncılığın önünü açmak, izleyicilerimizin hava koşullarındaki
değişimlerden en az etkilenmesini sağlamak ve özellikle HD kanallar yayına girdiğinde bu problemi minimumda tutabilmek amacıyla 27 Ekim 2008 saat 02.00’de yeni bir yayın dönemine geçiyoruz. Böylece çok daha küçük antenlerle daha kaliteli yayın izlenebilecek."

-UYDU ALICILAR YENİDEN AYARLANACAK-

"27 Ekim saat 02.00’de televizyon kanalları, TÜRKSAT 3A üzerinden yeni
frekanslarında yayına başlayacak" diyen Dalbay şunları kaydetti:
"TV platformları üzerinden uydu alıcıları ile seyredenler herhangi bir
ayar yapmayacak. Sadece müstakil uydu alıcılarıyla şifresiz kanalları seyredenler
uydu alıcılarında otomatik tarama yapması gerekecek. Kablo TV abonelerinin de bir
işlem yapması gerekmeyecek.
Son bir kaç yılda üretilmiş yeni uydu alıcılarda ’otomatik arama’
özelliğinin açık konuma getirildiğinde TÜRKSAT Promo kanalı frekansından otomatik
frekans bulma işlemi yapılacak. Bu alıcılarda ’otomatik arama’ işlemi açıksa
onların da arama işlemi yapması gerekmeyecek. Uydu alıcısı eski olanlar ise
otomatik arama menüsü ile kanalları tarattığında yeni frekansları ile kanalları
bulmuş olacak."

İşte frekanslar...

TV kanallarının frekansları için tıklayınız...

Radyo frekansları için tıklayınız...

 

Ata Demirer: Hümeyra olsaydı Avrupa Yakası'na dönmezdim

CNN Türk'te yayınlanan "Full Ekran" programına konuk olan Ata Demirer: "Vural Çelik, biraz alıngan bir adamdır",

"Peker Açıkalın’ı hayatımda bir kere gördüm. Çekim yaparken geldi, dekorumuzu kırdı, onun yüzünde 1,5 saat

ara vermek zorunda kaldık", "Muro karakteri dizinin ilk başlarında daha iyiydi. Muro filminin fragmanı bana

karamsar biz izlenim verdi"

Ata Demirer, Cengiz Semercioğlu'na şu açıklamalarda bulundu:

- Gülse Birsel ile bağımızı hiç koparmamıştık. Bir gün bir telefon geldi, Gülse “Ayrılan oyuncular var,

durum böyle böyle, aramıza katılırsan çok eğleniriz” dedi. Benim için Avrupa Yakası hiç bitmemişti;

ayrıca insanlar dışarıda sürekli olarak bana diziye dönmem için telkinde bulunuyorlardı, beni dizide

görmek istediklerini söylüyorlardı. Benden sonra çok yetenekli oyuncular da katılmıştı diziye.

Çok heyecanlandım ve kardeşim Cenk ile konuşup kararımızı verdik.

- Hümeyra olsaydı diziye devam etmezdim. O durumda bana ihtiyaç olmazdı çünkü.

Benim Avrupa Yakası’ndan ayrılma kararı aldığım zamanlar çok karışık bir dönemdi.

Diziden ayrılmamım tek nedeni Hümeyra değildi.

Hümeyra ayrılmama neden olan paydalardan sadece biriydi.

Zaten bizim onunla aramızda geçen olay topu toğu yedi dakikalık bir tartışmaydı.

Çok kilo almıştım, 140 kilo olmuştum. Zevk alamadığım için ayrıldım. Komediyi tat almadan yapamazsınız.

 -Avrupa Yakası’nın bıraktığım zaman dokuz kişilik bir çekirdek kadro vardı.

 O dönem hemen hemen her sahnede rolüm vardı ve bütün yük benim üzerimdeydi.

Şimdi ise kalabalık bir orta saha gibiyiz. Yeni oyuncuların tadına bakıyorum şimdilerde.

Arkadaşların potansiyelleri çok yüksek. Binnur Kaya ve Engin Günaydın çok güçlü oynuyorlar.

 -Avrupa Yakası’ndan ayrılanların dizi ve Gülse Birsel hakkında yaptıkları açıklamaları etik bulmuyorum.

 - Vural Çelik’i, Avrupa Yakası’na ben getirdim. Vural, BKM’den arkadaşımdı.

Kubilay rolü için biri aranıyordu, Vural’ı tavsiye ettim. Ben ayrıldıktan sonra

“Ben de ayrılayım mı?” diye sordu ama ben bu teklifini kabul etmedim.

Vural biraz alıngan bir adamdır. Alıngan bir insan yaratılmışsa ilk model Vural’dır.

Çok yeteneklidir ve iyi bir insandır ama galiba kendisine yazılan rolü yeterli bulmadı.

 - Büyük oynadığım zaman karşımda kimse gülmeden duramaz. Sahnede oyun oynarken hiç gülmem.

 - Tam bir tişört hastasıyım. Takım elbisem falan yoktur. Yaklaşık 600 tane tişörtüm var.

İstanbul’dan ve Avrupa seyahatlerimde alıyorum. Ayrıca dizide giydiğim bazı tişörtleri

Crazy adlı bir firma getiriyor. Tişörtlerin üzerindeki yazıların patentini Amerika’dan alıyorlar.

 Hotmale yazılı tişörtü de onlar getirmişti. Ben hotmail’le ilgili bir kelime oyunu sandım ama

gay’lerle ilgili çok ünlü bir site olduğunu sonradan fark ettik. O tişörtle 15 gün çalıştım.

 - Kilo verdim ama malzeme fazla olunca verdiğim kilolar çok da belli olmuyor.

 Buğday ambarından bir kilo buğdayın eksilmesi gibi.

 - Kasımdan itibaren her perşembe BKM’de Gazino isimli yeni gösterimi sahneleyeceğim.

Gösteri sırasında iki şarkı söylüyorum.

 -Osmanlı Cumhuriyeti’nin montajlanmış halini geçen hafta izledik. Film beklentimin çok üzerindeydi.

Ben film hakkında masada kalmaz inşallah derken, nazar değmesin gibisinde söyledim ama yanlış anlaşıldı.

Ayrıca çok beğendiğim, iyi oynadığımı düşündüğüm sahnelerin de makasa uğramaması

mahiyetinde bir temenniydi sadece.

 -İyi bir film izleyicisiyim. Korsan da dahil günde 3 film izlerim. İyi bir film yapmak istiyorum.

Yaza yeni bir film projem var. Doktor bir arkadaşımla senaryosunu yazıyoruz. 

Niyazi Gül Afrika’da gibi eski karakterler üzerine bir film yapsam çok izlenir.

Ama bu film sadece para kazanmak için yapılmış olur. İstese Engin de

Burhan karakteri üzerine bir film yapar ve çok da izlenir.

 -Peker Açıkalın’ı hayatımda bir kere gördüm. Çekim yaparken geldi, dekorumuzu kırdı,

 onun yüzünde 1,5 saat ara vermek zorunda kaldık. Deli dolu bir arkadaş.

Benimle ilgili söyledikleri kötülük olsun diye söylediğini düşünmüyorum.

İçi dışında bir arkadaş çünkü.

 -Kurtlar Vadisi’ni izliyorum. Dizinin yazar ekibini çok beğeniyorum.

 Esprileri ve karakter yaratma özellikleri çok iyi. Muro karakteri dizinin ilk başlarında daha iyiydi.

Muro filminin fragmanı bana karamsar biz izlenim verdi. A.R.O.G.’un da fragmanını izledim,

inşallah iyi bir şey çıkar.

 -Yaprak Dökümü’nü Fatih Terim bile geçemiyor, ben nasıl geçeyim.

 - Ben kontrol manyağı bir insanım. Başkasının denetimine vermem kendimi.

Hacıyatmaz’ı sahiplenemedim. Ünlü görünce kaçan bir insanım, utanırım.

Soru sorma yeteneğim yok. Yanlış yönlendirildim. Okan’la (Bayülgen)

başka bir format konuştuk ama konuştuğumuz şeyi yapamadık.

Ben yapsam öyle bir program yapmazdım. Ayrıca ben çok iyi şov programı yaparım.

Sahnede canavar gibi iş yapıyorum.

Medyatava

 

’Var Mısın Yok Musun’da hüzün

Televizyon Gazetesi

’Var Mısın Yok Musun?’ yarışmasında 9 aydır yarışmacı olmayı bekleyen Mevlüt, sonunda amacına ulaştı, ancak ödül konusunda büyük hayal kırıklığı yaşadı.

Show TV’de yayınlanan Acun Ilıcalı’nın sunduğu ’Var Mısın Yok Musun’da yaklaşık 9 aydır yer alan Mevlüt, dün akşam yarışmacı koltuğuna oturdu.

9 ay boyunca yarışmada yer almasının kendisine büyük faydaları dokunduğunu anlatan Mevlüt, "Bu 9 ay bana çok şey kattı, çok farklı şeyler yaşadım. Hayat tecrübesi olarak çok şey kattı" şeklinde konuştu.

Yarışmaya iyi bir başlangıç yapan Mevlüt, ilk tur sonunda Hamdi Bey’den 14 bin YTL’lik teklif aldı. Sonraki turlarda dengeli bir yarışma sürdüren Mevlüt, 36 bin, 32 bin, 44 bin ve 22 bin YTL’lik tekliflerde bulundu. Bu teklifleri kabul etmeyerek şansını deneyen Mevlüt, son dörde 2, 10, 30 bin ve 50 bin YTL’lik kutularla girdi. Hamdi Bey bu tablo karşısında 9 bin YTL’lik teklifte bulundu.

Teklifi kabul etmeyerek 2 kutu daha seçen Mevlüt, ilk hakkında 2 YTl, ikinci seçiminde ise 50 bin YTL’lik kutuları açtırdı. Son ikiye 10 YTL ve 30 bin YTL ile giren Mevlüt, Hamdi Bey’den 10 bin YTL’lik teklif aldı.

Teklifi kabul etmeyerek kutusuna gitmeyi tercih eden Mevlüt, önünde duran 10 numaralı kutuyu açtırdı. Mevlüt, kutudan 10 YTL çıkınca büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

:milliyet

MoneyGram nedir?

Moneygram yurtdışına hızlı para aktarımına olanak sağlayan bir sistemdir.
Bu sistem kapsamında: Bulunduğunuz noktadan diğer bir ülkeye bankamızda hesabınız
olmasa bile acil ve anında havale gönderebilir, adınıza gelen bir havaleyi alabilirsiniz.
Moneygram para transferi sayesinde dünyanın 170 ülkesinde banka hesabına gerek duyulmadan,
sadece kimlik ibrazı ile gönderim ve ödeme işlemi gerçekleştirilir. Havale işlemi, siz ve alıcı arasında
MoneyGram sistemi kullanılarak online onay alınması yoluyla gerçekleşir. Avantajları nelerdir?
Son derece pratik! İşlem süreniz ortalama sadece on dakika sürer. Onay alınır alınmaz,
alıcınıza ödeme anında yapılabilir. Sizin belirleyeceğiniz ve sadece alıcının yanıtlayabileceği
bir test sorusu ile azami derecede güvenli bir sistemdir. Hiçbir ek ücret ödemeksizin havale
edilen tutarınızla birlikte alıcıya 10 sözcüğe kadar mesaj yollayabilirsiniz.
Bu sistemi nerelerde kullanabilirim? MoneyGram işlemlerinizi, şubelerimizden*
yapabilirsiniz. Sınırsız Bankacılık üyesiyseniz bankamızda Amerikan doları cinsinden
döviz hesabınız varsa send işlemlerinizi İnternet Şubesi ve Telefon Bankacılığı kanallarıyla da
işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Dünyanın dört bir yanındaki MoneyGram acenteleri arasında
finans kuruluşları, benzin istasyonları, postaneler, marketler ve ülkemizde bulunmayan,
fakat yutdışında, özellikle A.B.D.'de yaygın şekilde kullanılan ‘Money Order' ofisleri yer almaktadır.
*MoneyGram hizmeti veren şubeleri öğrenmek için lütfen tıklayınız İşlem ücreti nedir?
 Aşağıdaki tabloda, MoneyGram ile göndermek istediğiniz tutara karşılık gelen komisyon bedellerini görebilirsiniz.
 Adınıza gelen havale tutarını almak için ise hiçbir ücret ödemezsiniz.
Giden Miktar (USD) Hizmet Komisyonu (USD) 0.01 - 100.00 100.01 - 200.00 200.01 - 400.00 400.01 - 600.00 600.01 -
800.00 800.01 - 1000.00 1000.01 - 1200.00 1200.01 - 1500.00 1500.01 - 1800.00 1800.01 - 2500.00 2500.01 -
5000.00 5000.01 - 7500.00 7500.01 - 9099.00 12.00 15.00 20.00 30.00 40.00 50.00 60.00 70.00 80.00 100.00
150.00 250.00 300.00 Adım adım MoneyGram işlemi Havale göndermek istiyorsanız:
Göndermek istediğiniz tutar nakit olarak elinizdeyse işlemi gerçekleştirmek üzere size en yakın şubemize gidebilirsiniz.
Şubeye geldiğinizde: İşlem yetkilinizin yardımı ile MoneyGram gönderim formunu (send form) doldurun,
Göndermek istediğiniz tutarı ve hizmet komisyonunu yatırın, Üzerinde referans numarası yazan işlem makbuzunuzu
teslim alın ve saklayın. Sınırsız Bankacılık üyesiyseniz ve söz konusu tutarı bankamızdaki döviz hesabı bakiyenizden
göndermek istiyorsanız İnternet ya da Telefon Bankacılığı hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz. İlgili internet sayfamızdaki
açıklamaları uygulayarak ya da telefonda müşteri temsilcimizin yardımıyla işleminizi şubeye gitmeye gerek kalmadan tamamlayabilirsiniz.
Adınıza gönderilen havaleyi almak istiyorsanız: Şubeye geldiğinizde: İşlem yetkilinizin yardımı ile MoneyGram ödeme formunu
(receive form) doldurun, Kimliğinizi göstererek paranızı teslim alın. Sorularınız MoneyGram'ı kimler kullanabilir?
Güvenli ve hızlı bir şekilde uluslararası para transferi gerçekleştirmek isteyen herkes MoneyGram servisini kullanabilir.
Hangi durumlarda MoneyGram kullanabilirim? Başka bir şehir ya da ülkede yaşayan bir arkadaşınıza, akrabanıza ya da
çalışanınıza acil para göndermeniz gerektiğinde, Yurtdışında cüzdanınızın çalınması ya da parasız kalmanız durumunda
 ülkenize dönebilmeniz için, Yurtdışında okuyan çocuğunuzun paraya acil ihtiyacı olduğunda, Ailenize para göndermeniz gerektiğinde,
Ve diğer tüm uluslararası anında kullanıma hazır para aktarımı işlemlerinizde MoneyGram sistemini kullanabilirsiniz.
Hizmet komisyonu nasıl ödeyeceğim? Hizmet komisyonunuzu MoneyGram işleminizi gerçekleştiren yetkiliye nakit olarak ödeyebilirsiniz.
Gönderdiğim ya da beklediğim para ne kadar sürede ulaşır? En fazla on dakikada aktarım işlemi tamamlanmış ve gönderilen tutar
kullanıma hazır olur. Hangi para türünde işlem yapabilirim? Adına havale gönderilen kişi siz iseniz gelen havaleyi gönderilen ülke ve
göndericinin tercihine göre Euro veya Amerikan doları (Usd) olarak, * isterseniz YTL olarak alabilirsiniz. Havaleyi yurtdışında
bir noktadan teslim alıyorsanız söz konusu tutar ülkede geçerli para birimi cinsine göre ödenecektir.
Euro dışında bir döviz cinsi kullanmanız durumunda, işlem üst limitiniz 5000 Euro karşılığı olarak hesaplanacaktır.
Bir seferde en fazla ne kadar gönderim yapılabilir ? Bir seferde 1 ile 9.099 Amerikan doları tutarında gönderim işlemi yapabilirsiniz.
Eğer alıcı, kimliğini kaybetmiş ya da çaldırmışsa ve ibraz edemiyorsa, ödeme yapılır mı? Gönderici olarak alıcıya, işlem yetkilinizin
aracılığıyla, yanıdını sadece ikinizin bilebileceği bir test sorusu sorabilirsiniz. Alıcınızın bu soruyu doğru yanıtlaması durumunda,
belirli bir tutarın altındaki gönderimlerde ödeme yapılabilmektedir.

Türkler gözünün içine bakıyor

Küresel finans krizi öncesinde yatırımcılar açısından dünyanın en güvenli limanlarından birisi olarak gösterilen Rusya'dan

son haftalarda pek iç açıcı haberler gelmiyor.

Ülkede yaşanan ekonomik kaos sadece Rus şirketlerini ve halkını değil bu pazarda önemli yatırımları bulunan çok sayıda

 Türk şirketini de tedirgin ediyor, hesap-kitap yapmaya ve önlem almaya zorluyor. 

Referans Gazetesi'nin haberine göre, Rus ekonomisinin ana damarı olan petrolde fiyat düşüşü gelirlerin azalmasına neden olurken,

ağustos ayı başında 597.5 milyar dolarla dünyanın üçüncü büyüğü olan Rus döviz rezervleri 515.7 milyar dolara geriledi.

Kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poors, Rusya'nın yatırım notunu "istikrarlı"dan "durağan"a çevirirken,

Moody's ise "pozitif" olan genel notu değiştirmedi. Ekonomiyi ayakta tutmak için 210 milyar dolarlık kurtarma paketi hazırlandı

ve bu paket perşembe günü Duma'da onaylandı. Duma'nın cuma günkü toplantısında devlet bütçesinde yeni düzenlemelerin yanı sıra,

Merkez Bankası'nın yetkilerinde değişiklik yapan kararlar kabul edildi. Merkez Bankası dolar karşısında kan kaybı yaşayan para birimi

rubleyi desteklemek için çarşamba günü piyasalara 4.5 milyar dolar sürdü.
 
Türk şirketleri tedbirli


Rusya'yı etkisi altına alan kriz havası, bu ülkede önemli yatırımları olan Türk şirketleri için de oldukça önemli.

 Her ne kadar Rusya'ya güvenseler de tedirgin oluyor ve tedbiri elden bırakmıyorlar. Referans'a konuşan

Türk-Rus İş konseyi eski Başkanı Turgut Gür, Türk şirketlerinin, finans piyasalarında yaşanan fırtınadan en az şekilde

etkilenmek için hesap kitap yapmaya başladıklarını belirtti. Özellikle Rus bankalarından teminat mektubu alan

 Türk inşaat şirketlerinin çözüm arayışında olduğunu belirten Türk-Rus İş Konseyi eski başkanı Turgut Gür,

 Rusya'da krizin etkisiyle piyasada duraklama hissedildiğini ve para dolaşımının durduğunu da ifade etti.

Rusya'da gerekli önlemlerin alınmasına rağmen ödemelerde sorunlar yaşandığını belirten Gür, yeni dönemde

finans gücü zayıf olanların işinin çok zor olduğunu söyledi.

Rusya'da 10 milyar doların üzerinde yatırımı bulunan etkin hazır giyim markalarından Balizza Yönetim Kurulu Başkanı

Rutkay Çakırkaya ise henüz Rusya pazarında olumsuz bir durum yaşamadıklarını ancak piyasada nakit sıkıntısı yaşandığını açıkladı.

Çakırkaya, Rusya kapısının artık kendilerine kapanmasının mümkün olmadığını, Türkiye'ye mecbur olduklarını vurguladı.
 
Colin's'in Rusya'ya güveni tam

Colin's markası ile 12 yıldır faaliyet gösterdiği Rusya pazarında 36 mağaza ve 118 satış noktasına ulaşan Eroğlu Grubu'nun

 Başkanı Nurettin Eroğlu ise ülkede büyümeye devam edeceklerini ve planlarını hiç bir şekilde değiştirmeyeceklerini söyledi.

 "En güvendiğimiz ve en sağlam bulduğumuz ülke Rusya. Kesinlikle küçülmüyoruz, yatırımlarımıza devam edeceğiz" diyen Eroğlu,

krizin etkisini satışlarında hissetmediklerine işaret etti.

Rusya 'da ve Türkiye'de alışveriş merkezleri geliştiren Rönesans İnşaat ise Rusya'daki sıkıntı nedeniyle faaliyetlerini alternatif

 pazarlara kaydırma kararı aldı. Yatırımını Hindistan, Libya ve Körfez ülkelerine taşımayı planlayan Rönesans,

bir kaç yıl içinde dünyanın ilk 5 büyük inşaat firmasıyla da stratejik ortaklığa hazırlanıyor. Rusya 'da daralacaklarını

ancak bu ülkeyi terk etmeyeceklerini belirten Rönesans İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak,

 "Rusya'da bankacılık sektöründe yaşanan sıkıntılardan dolayı kredi imkanları daraldı ve birçok proje durdu.

Birkaç projemiz devam ediyor" dedi.
 
Oligarklar borç kuyruğunda

Hızlı büyüme döneminde aşırı borç yükü altına giren ve borsalardaki sert dalgalanmalar nedeniyle servetlerinin

230 milyar dolarlık kısmını kaybeden oligarklar devlet kapısında borç kuyruğuna girerken, devlet garantisi

kapsamına alınan şirket borçlarının 190 milyar doları bulduğu belirtiliyor. Ekonominin can damarı olan

 petrolün fiyatının yüzde 50'den fazla gerilemesi nedeniyle gelirlerin azaldığı bu dönemde Rus yetkililer üretimi

kısıtlamadan petrol rezervini büyütüp fiyatları etkilemeyi tartışıyor. Mayıs ayında zirve yaptıktan sonra bugüne kadar

yüzde 70'e varan değer kaybı yaşadığı belirtilen. cuma günü de yüzde 10'luk düşüşle 2004 sonlarından bu yana

en düşük seviyeye geriledikten sonra işlemlere ara verilen Rus borsalarında RTS ve MICEX endekslerinin birleştirilmesi dahi gündemde.

1990'lı yıllarda yaşanan krizde çok büyük sıkıntılar yaşayan Rusların önemli bir bölümü bankadaki tasarruflarını kaybetme endişesi yaşarken,

rublede devalüasyon korkusu da dile getiriliyor. Farklı kamuoyu araştırmalarına göre ise Rus halkının büyük bir bölümü bu durumun geçici

olduğunu düşünüyor ve korkmuyor.
 
Komisyoncular türedi

The Moscow Times gazetesinde dün yayımlanan bir habere göre, yatırım ajansı statüsünde olan ve bankacılık lisansı bulunmayan

Vneşekonombank, devletin banka ve şirketlere borç ödemelerini kolaylaştırmak üzere vereceği 74 milyar doları haftaya dağıtmaya başlayacak.

 Bunun 50 milyar doları büyük şirketlere, 17.3 milyar doları büyük bankalara, 6.7 milyar doları da borsadaki devlet destekli şirketlere verilecek.

Bununla birlikte Vneşekonombank'tan para almak isteyenlerin talebi şimdiden 100 milyar doları aştı. Turkrus.com sitesinin haberinde de

talebin yüksekliği nedeniyle para almak isteyenler arasında ölümcül bir mücadele yaşandığı, hükümetin ise adımlarını dikkatli attığı belirtildi.

 Haberde bazı kişilerin bankalar ve şirketlere uygun şartlarda borç bulmak vaadiyle yüzde 10'lara varan komisyon talep ettikleri de kaydedildi.
 
Borsalar birleşebilir

Bu ortamda Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, perşembe günü piyasaları rahatlatmaya yönelik bir açıklama yaparak,

küresel finans sektöründe yaşanan çalkantılara rağmen ülkesinin krizden kaçınabileceğini ve daha etkin bir ekonomi olarak

kendisini gösterebileceğini söyledi. Yaşanan finans sıkışıklığının reel ekonomiyi etkilemeyeceğini ve işten çıkarmalar

olmayacağını belirten Medvedev, hükümetin bankacılık sektörünün yanısıra ekonominin altı kilit sektörü olan perakende,

tarım, inşaat, makine üretimi, savunma ve küçük ölçekli işletmeleri destekleyeceğini dile getirdi.

Bazı kesimler küresel krizin, Rusya'nın öngelen ekonomilerden biri olarak uluslararası alanda daha etkin bir rol üstlenme politikasını

etkileyeceğini söylerken, bu fikre katılmayan Medvedev, krizin Rus ekonomisinin modernizasyonu ve daha kuvvetli bir uluslararası

rol fırsatı yarattığını ileri sürdü. Bu açıklamada dikkat çeken bir diğer nokta da varlıklarının konsolide edilmesi yoluyla Rus şirketlerin

 rekabet gücünün artırılmasıydı. Bu ifade Başbakan Vladimir Putin'in devlet başkanlığı döneminde izlediği stratejik önem taşıyan

şirketleri tek çatı altında toplama politikasının devam edeceği anlamına geliyor. Aynı gün Kommersant gazetesinde yayımlanan

bir haberde Rus borsaları RTS ve MICEX arasındaki ortaklığın gelecekte birleşmeyle sonuçlanabileceği belirtildi.

ZAO MICEX Başkanı Konstantin Korischenko altyapı konusundaki işbirliğinin konsolidasyonla sonuçlanabileceğini söyledi.

İtalyan lüks outletçi İstanbul’a 100 milyon Euro yatırımla giriyor

6695029

Demet CENGİZ BİLGİN

 

İtalya’nın en büyük tekstil şirketlerinden olan ve İtalya’daki 4 outletinde Armani, Prada, Gucci,

Bulgari gibi en lüks markaları barındıran Fingen, Türkiye’nin ilk lüks outletini açacak.

Krizin outlet konsepti için doğru zaman olduğunu belirten Fingen’in Direktörü Massimo Gardel,

İstanbul’da 100 milyon Euro yatırımla 2010’da ilk outleti açacaklarını söyledi.

İTALYA’nın en büyük tekstil ve gayrimenkul şirketlerinden, milyarlarca Euro cirosu bulunan Fingen,

Türkiye’nin ilk lüks outlet (indirim ve seri sonu ürünlerin satıldığı mağaza) alışveriş merkezini açmaya hazırlanıyor. Fingen’in Direktörü Massimo Gardel, tam olarak yerini açıklamadığı outletin İstanbul’da

bulunacağını söyledi. 80-100 milyon Euro yatırımla 2010 yılında açılması planlanan outlete dünyanın

en önemli lüks markalarının geleceğini söyleyen Gardel, "Türkiye böyle bir şey daha önce görmedi" dedi.

Armani, Prada, Gucci

İtalya’da 4 outlet yatırımları olduğunu ve burada Armani, Prada, Gucci, Bulgari gibi lüks markaların

mağazaları olduğunu anımsatan Gardel, "Söz konusu markalar Türkiye’ye gelmemizle birlikte bizi i

zleyeceklerdir. Şu anda bir isim veremem ama bizim projemizde yer alacaklarını düşünüyorum" dedi.

İtalyan Frattini Ailesi’ne ait olan Fingen SpA, tekstilin yanı sıra kumaş ve gayrimenkul alanlarında

faaliyet gösteriyor. Holdingin en büyük faaliyet alanı şu anda RDM (Real Estate Development

Management) isimli şirketi üzerinden yürüttüğü gayrimenkul.

Krize rağmen Türkiye

Outletler açmaya 10 yıl önce başlayan RDM, İtalya’nın ardından Türkiye’yi seçmiş. İlgilendiği

bir başka ülke ise Çin. İtalyan şirket Türkiye’deki yatırımlarını MAG ile işbirliğiyle gerçekleştirecek.

Krize rağmen Türkiye’ye gelme nedenlerini Gardel şöyle açıkladı: "Ekonomik kriz her yerde; İtalya,

 ABD, Almanya... Tüketici krizleri önemser. Tasarruf etmeye çalışır. Outletler böyle dönemlerde

çok daha fazla önem kazanır. Bu nedenle de doğru bir konseptle geliyoruz. Kriz dönemlerinde ’

Hadi 12 yeni yatırım yapalım’ diyemiyorsunuz ama bir şekilde faaliyetlerinizi sürdürmeniz lazım.

Türkiye pazarına güveniyoruz. Krizin ardından bu pazarın çok ilginç olacağına inanıyoruz."

Gardel, Türkiye pazarının yeterince olgun olduğuna inandıkları için bir yıl önce yatırım kararı aldıklarını

açıkladı. Açacakları lüks outlet ile bir alışveriş destinasyonu yaratmayı amaçladıklarını vurgulayan

Gardel, restoranlar ve eğlence mekanları ile bunu destekleyeceklerini söyledi. Mimari olarak da

farklılık yaratmayı amaçladıklarını kaydeden Gardel, İstanbul’un ardından İzmir ve Ankara gibi

büyük şehirleri hedeflediklerini belirtti.

Lüks oteller geliyor

Massimo Gardel, lüks markaların otellerini açtıklarını belirterek, "Armani, Bulgari, Salvatore

Ferragamo anlaşmamız olan markalar. Türkiye’yi bu açıdan da inceliyoruz. Doğru bir lokasyonda

bu değerli markaların otelerini açabiliriz" dedi. İngiliz kravat ve eşarp markası Tie Rack’i satın alan

Fingen, daha çok havalimanı mağazalarıyla bilinen zinciri Türkiye’ye getirmek için görüşmeler de yapıyor.

:Hurriyet

 
 
 
Sitemizdeki bilgilerin büyük çoğunluğu alıntıdır. İlgili yazının yazarının veya kaynak sahibinin istemesi halinde ilgili yazı sitemizden kaldırılacaktır. Web Stats