| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
BU BLOGU ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİP BİZE KATKIDA BULUNMUŞ OLACAĞINIZI UNUTMAYIN LÜTFEN !!! İLĞİNİZE TEŞEKKÜRLER

yardimci

Yazılar arşiv 02.2009 Other entries in 2009-02 resimler , videolar

Rafet'ten Beyaz'la ilgili müthiş anı

fft20_mf189630

Rafet El Roman, yıllar önce Beyazıt Öztürk ile yaşadığı anıyı anlatınca herkesi bir hayli güldürdü. Kanal D'de ekrana gelen Beyaz Show programının konuğu olan Rafet El Roman, 1995 yılında Beyaz'ın radyoda DJ'lik yaptığı yıllarda onunla yaşadığı bir anıyı izleyenlerle paylaştı. Arkadaşları vasıtasıyla Beyazıt ile tesadüfen tanıştığını belirten Rafet, havanın çok soğuk ve karlı olduğu bir kış günü yaşadıklarını şöyle aktardı: "Bir kış, bir kıyamet dışarısı. Beyaz camdan bakıp 'Bu havada da taksi bulmak çok zor' dedi. 'Bende araba var götürürüm seni' dedim. Neyse çıktık dışarıya benim araba çalışmaz. Emanet almıştım, arkadaş da demişti 'bazen tutukluk yapar, itmek gerekir' diye. Beyaz'a söyledim. Bugün nasıl kibarsa o kibarlığı ile 'Sen otur Rafetçiğim ben iterim' dedi. Neyse Beyaz başladı itmeye araba iki üç metre sonra çalıştı. Hemen durmak istemedim biraz gaz verdim gittim, baktım Beyaz'da arkada kayboluyor. Durdum, geri vitese takmaya çalıştım bir türlü takamıyorum. Beyaz orada ceketi sırtlamış bakıyor, 'ne oldu bu adama' gibi. Sonra topukladı arabaya doğru geliyor. Sonra Beyaz geldi, kapıyı açtı 'Ne oldu hocam' dedi. Ya kusura bakma geri vitese takamıyorum' dedim. 'Ya ne geri geri, tak ileri dön gel' falan yapıyor'. Ama haklısın ben onu niye düşünmedim dedim"
Televizyon Gazetesi

Okan ve Beyaz ile dalgasını geçti!

fft20_mf189628

Okan Bayülgen ve Beyazıt Öztürk'ün Şahan Gökbakar'ı programlarına çağırmama kararına Şahan ne dedi? CNNTÜRK'te ekrana gelen Cüneyt Özdemir'in sunduğu '5N1K' programına konuk olan Şahan Gökbakar, Beyazıt Öztürk ve Okan Bayülgen'in ortak karar alarak programlarına kendisini davet etmemeleri ile ilgili durumu yorumladı. Alaycı bir ifade ile konuşan Gökbakar, "Var, bana ambargo var. Yani ben ekmeği bile karne ile alıyorum. Bana ambargo ciddi anlamda var. Arabama benzin koymuyorlar. Hiçbir şekilde kola içemiyorum ve ekmeği karne ile alıyorum. Yani ayda bir et yiyorum ben. Ayda bir, o da yüz gram kıyma. Bana ambargo var. Olsun bu da geçer" dedi. "Bu da geçer be gülüm" diyen Şahan, kendisine ambargo konduğunu duyduğunu belirttikten sonra, attığı kahkaha ile bu durumu ne kadar tuhaf karşıladığını gösterdi. Beyazıt Öztürk ile arasında olan bir duruma Okan Bayülgen'in neden dahil olduğu imasında bulunan Şahan, "Kızmıyorum. Çünkü ne Beyazıt kalkıp bir şey dedi ne ben bir şey dedim. Bizim hakkımızda yani ikimizi ilgilendiren bir konuydu o, dolayısıyla ikimiz ilgileniyoruz o konuyla. Ama bi ambargo yedim" dedi.

Televizyon Gazetesi

BEREN'İ KIZDIRAN SORU

fft20_mf189066 Güneri Civaoğlu, Kanal D'deki Şeffaf Oda programına konuk ettiği, Güz Sancısı filminde çocuk ruhlu, babaannesi tarafından fahişelik yapmaya zorlanan Elena isimli bir Rum kızı oynayan Beren Saat'e "Bütün artistlerde ve sanatçılarda hep bir fahişe rolü oynama duygusu var" dedi.

Beren Saat ise bu sözlere "Bence bu hep sorulduğu için dile getirilen bir şeydir. Hep erkek oyunculara 'Gay oynar mısınız', kadın oyunculara da 'Fahişe oynar mısınız' sorusu yöneltilir. Bu sanki cesaret, bir cüret göstergesiymiş gibi hep sorulur" yorumunu yaptı. televizyon gazetesi
27.2.2009

'BENİMLE UĞRAŞMA'

Öykü Serter, Okan Bayülgen'e imalı laflar edince Bayülgen ne söyledi?
fft20_mf189085
Türkiye'deki ilk reality olan BBG'yi sunan Öykü Serter ve BBG yarışmacılarından Ebru ve Kaan, Okan Bayülgen'in NTV'deki 'Sade Vatandaş' programına konuk oldu. Programda, Türkiye'de 'Biri Bizi Gözetliyor' ismiyle yayınlanan Big Brother yarışmasının İngiliz versiyonunda şöhret olan Jade Goody'nin yakalandığı rahim kanserinden sonra her anının bir televizyon şovuna dönüştürülmesi konuşuldu. İngiltere'de tartışmalara konu olan bu olay için Okan Bayülgen, "Böyle bir şey öngörülüyordu zaten. Teknolojinin gelişmesini armağanları bunlar. Şeyler başladığında daha da kötü olacak galiba. Reytingleri ertesi gün öğreniyor ya bütün dünya. Digital platformlar sayesinde anında öğrenilebilecek. Diyelim ki ben bir programı sunuyorum ve o programda da bir konuğum var ve onu konuşturmuyorum ısrarla. Çünkü orada bir profesör var.." diyerek bir kaç gün önce Televizyon Gazetesi'ne de haber olan programına atıfta bulundu. 'Yabancı Gelin' yarışmasını sunan Sema Öztürk'ü konuk eden Bayülgen, program sonunda kendisine söz vermediği için Öztürk ile kısa süren bir gerginlik yaşamış ve bu olay medyada da yankı bulmuştu. İşte bu atıf üzerine Öykü Serter lafa girdi ve ikili arasında o güne gönderme yapılarak başlayan konuşma, daha sonrasında yerini Öykü Serter'in sunduğu BBG yarışmasını sıkça eleştiren Bayülgen ve Serter arasında imalı gülüşmeler ve konuşmalara bıraktı.

İşte o diyaloglar:

Bayülgen: .....Diyelim ki ben bir programı sunuyorum ve o programda da bir konuğum var ve onu konuşturmuyorum ısrarla. Çünkü orada bir profesör var... Serter: Sıklıkla da yaşıyorsunuz böyle bir şeyi! Bayülgen: Evet Serter: Kendiniz sorup kendiniz cevap veriyorsunuz genellikle! Bayülgen: (Gülümseyerek)...açıklama yapıyor. Evet, bazen gerektiği zaman yapıyorum evet. Ondan sonra konuğum sinirleniyor ve sonra ben de ona sinirleniyorum ve sonra onun mesela gırtlağını sıkarken ben, ondan sonra orada reytingleri görebileceğim. Ne kadar sıkarsam ne kadar reyting yükseliyor onu görebileceğim hakikaten. O daha da vahşi olacak. Serter: Tabi ki tabi ki . Hoş sizin için eğlenceli bir durum o zaman. Heyecan da artıyor programı sunan için bir anlamda. Bayülgen: Mutlaka yıllarca aynı işi yapınca insan heyecanlanmak istiyor. Serter: Yıllarca değil canım, ..ben buradayım dediğiniz zaman insanın keyfi egosu daha da yükselir yükselmez mi Bayülgen: Mutlaka, mutlaka.. Benimle uğraşma, uğraşmaya başlarım seninle Serter: Aaa en sevdiğim şey Bayülgen: Peki Programın son dakikalarında Bayülgen, Sema Öztürk ile ilgili duruma gönderme yaparak Serter'e sordu: Bayülgen: Siz yeteri kadar konuştunuz mu? Serter: Biz mi? Ben her ortamda her türlü konuşurum müsterih olun lütfen. Bayülgen: (Ebru ve Kaan'a dönerek) Sizin de bana gıcıklığınız geçtiyse ... ............ (Bayülgen programı kapatırken söz almak isteyen Öykü Serter araya girdi) Serter: Bir şey söyleyebilir miyim son olarak? Bayülgen: Yeni bir gıcıklık mı? Yoksa bütün sabrımla sizleri ağırlıyorum. Serter: Sadece şöyle bir durum var, en azından televizyon kişileri olarak da yargılamamak doğrudur diye düşünüyorum Bayülgen: Ben bir kanalda bir komedi programı yapıyorum. Canımın istediği gibi yargılarım. Canımın istediği her şeyi söylerim. Sizin bütün gıcıklıklarınızı bu programda çözdüysek, ikinci bir program daha yapabiliriz...(Televizyon Gazetesi)
27.2.2009

Spor Sponsorlukları

Ülker, öncülüğünü yaptığı çağdaş sponsorluk anlayışını Türk sporunda da yerleştirmek için çalışıyor. Türk sporunun gelişimine önemli katkılar sağlayan holding, sadece profesyonel anlamda sürdürülen sportif faaliyetleri değil, yeni sporcular yetiştirilmesine olanak tanıyan altyapı çalışmalarını ve toplumda spor yapma alışkanlığının yerleştirilmesine yönelik çalışmaları da destekliyor.

Futbol
Ülker markası ile Türk Milli Futbol Takımı’nın ana sponsoru olan Ülker, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile yapılan anlaşma gereği TFF’nin yürüttüğü HERKESiçinFUTBOL projesine de destek veriyor. Holding, bunların yanı sıra yine Ülker markası ile Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor’a kulüplerin altyapıları da dahil olmak üzere destek veriyor.

HERKESiçinFUTBOL-Grassroots
Ülker, sadece üst düzey futbola değil Türk sporunun geleceği olan gençlere ve çocuklara yönelik projelere de destek veriyor. Bunların başında da spor yapma alışkanlığının kazandırılmasına yönelik futbol odaklı faaliyetleri içine alan HERKESiçinFUTBOL-Grassroots projeleri ve bu kapsamda TFF ile birlikte yürütülen Grassroots (HERKESiçinFUTBOL) Merkezleri geliyor.

6-12 yaş arasında dileyen her çocuğun hiçbir ücret ödemeden kayıt olabildiği merkezde 4’er haftalık dönemlerde çevre bilinci, fair play, futbol oyun kuralları ve dengeli beslenme eğitimleri veriliyor. İstanbul, Adana ve Trabzon’daki merkezlerde verilen eğitimler yıl boyunca sürüyor.

HERKESiçinFUTBOL projesi kapsamında yürütülen bir diğer proje de futbol köyleri. 2007’de ilki Van’da gerçekleştirilen çalışma, 2008 yılında Sinop, Bolu, Sivas ve Isparta olmak üzere 4 farklı ilde ikişer dönem olarak düzenlendi. Sadece kız futbol takımlarının katıldığı Sinop Futbol Köyü dahil tüm futbol keylerinde çocuklar 10’ar günlük program boyuna futbolun yanı sıra kişisel gelişim, satranç ve çevre bilinci eğitimi de aldı.

Spor İletişimi Sertifika Programı
Spor endüstrisine katkıda bulunacak uzman spor iletişimcilerinin yetişmesine destek vermek amacıyla Kadir Has Üniversitesi ile işbirliği içerisinde başlatılan Spor İletişimi sertifika programı ile 50 öğrenciye 15 hafta boyunca toplam 120 saatlik eğitim verildi. Burada en önemli unsur öğrencilerin program boyunca salt teorik bilgilerle değil aynı zamanda bu sektördeki en önemli isimlerin verdiği pratiğe yönelik eğitimlerle de donanması oldu. Öğrencilere aynı zamanda burs imkanı da sağlandı.
 

Basketbol
Ülker’in sporla bütünleşmesinin ve bugün spora en büyük desteği veren kurum olmasının ilk adımı basketbolla atıldı.
1975 yılında kurulan Ülkerspor Kulübü ile uzun yıllar gençlere spor yapma olanağı sağlayan holding, basketboldaki yatırımını 3 büyük takıma sponsor olarak genişletti. Holding halen Cola Turka markası ile Beşiktaş’a, Ülker markası ile Fenerbahçe’ye ve Cafe Crown markası ile Galatasaray takımlarına destek veriyor.

Ülker, spora verdiği desteğin önemli bölümünü oluşturan basketbolda sadece profesyonel takımlara değil, çocuklara ve gençlere yönelik aktivitelerle altyapıya da destek oluyor. 2005 yılında İçim markası ile hayata geçirilen İçim Basketbol Minikler şenliği, 2007’den itibaren Türkiye Basketbol Federasyonu’nun işbirliği ile Ülker Basketbol Minikler Şenliği adı altında düzenleniyor. Geçtiğimiz yıl 35 ilden 50’si erkek, 18’i kız olmak üzere toplam 68 takım katıldığı şenliklerde yurdun dört bir yanından gelen minik basketbolcular 5 gün boyunca spor yapmanın yanı sıra sinema gösterimi, piknik ve yetenek yarışması gibi etkinliklerle kaynaşıp yeni dostluklar geliştirdi.

YAPRAK DÖKÜMÜ

FLAŞ!... TV’DE DÜN!... “YAPRAK DÖKÜMÜ” HEM AB HEM TOTAL’DE UZAK ARA BİRİNCİ SIRADA!... DÜNÜN SONUÇLARI İÇİN TIKLAYIN!...
 
26/2/2009 12:40
 
 

25 Şubat Çarşamba’nın program sıralaması için TIKLAYIN!...



ROCK MÜZİĞİN SEVİLEN SESİ

ASRIN AKUSTİK PERFORMANSIYLA FRANSIZ SOKAĞI’NDA!.. HABERİN AYRINTILARI BİR TIK ÖTEDE!..
 
 
 
 
Askerlik görevini Kıbrıs’ta tamamlayan Asrın döner dönmez sahne çalışmalarına yeniden başladı.   

2007 yılında Erdek’te sahne aldığı barın çıkışında, kimliği belirsiz kişiler tarafından uğradığı saldırı sonrasında 20 gün komada kalan Asrın, kendini toparladıktan sonra vatani görevini tamamladı ve şimdi sevenleri ile tekrar bir arada.  

 Beyoğlu’nun gözdesi Fransız Sokağında akustik performansla sevenlerinin karşısında olan Asrın, kriz nedeniyle aksayan eğlence hayatına rağmen çalıştığı barın sürekli dolmasını sevenleriyle birlikte yaşadıkları özleme bağlıyor. Kıbrıs’ta moral ekibinde askerliğini yapan Asrın bu sırada müzikten hiç uzak kalmadığını, Mehmetçiğe moral verdiğini şimdi ise çok sevdiği dinleyici kitlesi ile buluşmanın keyfini yaşadığını söylüyor.   

Önümüzdeki günlerde çıkaracağı albümle ilgili ise “’Asrın – Kızancıklar’ bir devrimdi fakat bu albüm daha önemli bir adım olacak” diyor. Albümle ilgili 2 yıldır çalışan Asrın'ın yeni çalışması sevenlerine sürprizlerle dolu. Bu nedenle kendisi albümle ilgili adeta ser verip sır vermiyor. 

 Asrın’ın akustik performansını dinlemek isteyenler için, Çarşamba – Cuma ve Cumartesi akşamları Fransız Sokağında, LaTerasse da olmaları yeterli.  

CANINI SEVDİĞİMİN İSTANBUL

FLAŞ!.. BAŞROLLERİNİ VURAL ÇELİK VE TUBA ÜNSAL’IN PAYLAŞTIĞI TÜRKİYE’NİN İLK KRİMİNAL KOMEDİ DİZİSİ “C.S.İ – CANINI SEVDİĞİMİN İSTANBUL’U” DİZİSİNİN İLK FOTOĞRAFLARI UÇANKUŞ’TA! TUBA ÜNSAL VE VURAL ÇELİK NASIL BİRER KOMİSER OLDU?
 
 
 
 
Polisiye ve kriminal olayları araştıran ünlü dizi “CSI New York”un yerli komedi versiyonu  Canını Sevdiğimin İstanbul’u” kısa adıyla “C.S.İ” Türkiye’nin ve dünyanın ilk kriminal komedi dizisi… Avrupa Yakası’ndaki başarılı performansıyla tanınan Vural Çelik’le birlikte Tuba Ünsal’ın başrollerini paylaştığı dizisi, polisiye olaylara komik bir gözle bakıyor… Tüm kriminal olayları ve suçları bilime dayalı yöntemlerle çözmeye çalışan ve Türkiye’de ki eğitiminin ardından, konu üzerinde Amerika’da uzmanlaşmış olan kadın komiser yardımcısı (Tuba Ünsal) ile, tüm suçları ve olayları yerel yöntemler ve şansının da yardımı ile çözen başkomseri (Vural Çelik) ortak çalışmaya başlamalarının hikayesidir.  

Vural Çelik’in Ziyan Zebiloğlu karakterinin büyük ses getireceğine inandığını söyledi…













































Biz pilot şaka yapıyor zannettik

Kurtulan yolcu o anı anlattı!!!

THY kazasından kurtulan Hüseyin Sümer kaza anını anlatıyor:

Uçak birden toprak alana doğru alçaldı. Biz şaka yapıyor zannettik. Türbülansa girdik zannettik. Şokta nasıl düştüğünü anlamadık. Hala şoktayız.

Uçağın parçalandığını fark ettik. Bir anda oldu. Daha sonra açık yerlerden dışarı çıktık.
Uçakta bir kayıp var mı yok mu bilmiyorum. Ön tarafta kayıp olabilir. Bir hostesin çok ağır yaralı olduğunu gördüm.

Amerika AKP'ye dikkat et

İsrail gazetesinden Obama'ya sert uyarı!!!

“Türkiye'deki gelişmeler, Ortadoğu'yu, 30 yıl önceki İran Devrimi'nden daha çok etkileyebilir"

İsrail'de yayınlanan The Jerusalem Post Gazetesi, 29 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerin sadece Türkiye'nin değil Ortadoğu coğrafyasının yönünü de etkileyeceğini öne sürerek, "Türkiye'deki gelişmeler, Ortadoğu'yu, 30 yıl önceki İran Devrimi'nden daha çok etkileyebilir" diye yazdı.

The Jerusalem Post'un ünlü yazarı Barry Rubin'in kaleme aldığı "Amerika, Arkana Dikkat Et!" başlıklı yazıda, yeni Amerikan yönetiminin dış politikasını gerçeklerden çok popülerlik kaygısının belirlediği öne sürülerek, Washington'un özellikle Ortadoğu'da meydana gelen gelişmeleri iyi okuyamadığı iddia edildi.

Yazıda, Ortadoğu ve çevresindeki bir dizi gelişmeye yer verildikten sonra, Türkiye masaya yatırıldı. 29 Mart'ta Türkiye'de yerel seçimlere gidileceği hatırlatılan yazıda, seçimleri yine AKP'nin kazanması ve özellikle de İstanbul ile Ankara gibi büyük kentleri yeniden alması halinde, Türkiye'nin aşırı İslam'a daha da kayabileceği ve bunun sonucunda Suriye, Hamas, İran gibi ittifakların daha da artabileceği öne sürüldü.

Jerusalem Post, Türkiye'nin bölgedeki ve dünyadaki dostlarının daha ılımlı ve geleneksel bir politika izleyen bir yönetimden yana olduğunu hatırlatarak, "Ancak Türkiye'de cereyan edenler farklı şeyler söylüyor. Türkiye'deki gelişmeler, Ortadoğu'yu, 30 yıl önceki İran Devrimi'nden daha çok etkileyebilir. Batı'dan kopup radikal kampa savrulmuş bir Türkiye düşünün. Bu sadece Ortadoğu'yu değil, bütün dünyayı değiştirir! diye yazdı.

Gazete, Obama yönetiminin bu gidişi görecek durumda olmadığı gibi, hızla da zaman kaybettiğini öne sürerek, "Ortadoğu yanıyor, ABD boş boş bakınıyor. Amerika, arkana dikkat et!" diye yazdı.


BARRY RUBIN KİMDİR?

İsrail'deki Uluslararası İlişkiler Küresel Araştırma Merkezi Direktörü Profesör Barry Rubin, genellikle Ortadoğu üzerinde kaleme alınmış 40'tan fazla kitabı olan üretken bir uzman. Sıkça ziyaret ettiği Türkiye'yi yakından izliyor. Türkiye üzerine yayımlanmış dört kitabın ortak editörlüğünü üstlenen Rubin'i Türk okurları, Türk basınında yayımlanmış makalelerinden de 

 

Sitemizdeki bilgilerin büyük çoğunluğu alıntıdır. İlgili yazının yazarının veya kaynak sahibinin istemesi halinde ilgili yazı sitemizden kaldırılacaktır. Web Stats