Sağlıklı diye bildiklerimiz
|
|
|
| Zaman Online |
|
|
|
| Zaman Online |
|
|||
|
Hastaneye kaldırılan Kamil Kirman'ın yakınları acı haberi duyunca şoka girdi. |
|||
|
|||
|
Sağlık Bakanı Recep Akdağ'dan ilacımın getirilmesi için ricada bulundum. Girişimde bulundu ve Allah razı olsun ilacım bulunabiliyor artık." ifadesini kullandı. Mehmet Ali Erbil, tüm vücudu ve küçük damarları tutan kaçış sendromu olarak da adlandırılan Systemic Capillary Leak Sendromu tedavisi görüyor. Bunun için de 'octagam flacon' isimli ilacı kullanması gerekiyor. Erbil'in, tanesi yaklaşık bin 500 TL olan ilacı ayda 17 kez kullanması gerekiyor. İlgili ilaç damara serumla veriliyor. İlacın devlet tarafından ödenmesi için kullanım raporu ve uzman hekim tarafından reçete edilme şartı aranıyor. 2002 yılında rahatsızlığından dolayı art arda hastaneye kaldırılan Erbil'in hastalığı uzun incelemeler sonucunda ortaya çıktı. Tedavisi için kullanması gereken ilacı belli bir süre cebinden karşıladı. 2007 yılının sonunda görüştüğü Sağlık Bakanı Recep Akdağ, devreye girerek SGK tarafından karşılanmasını sağladı. Bakan Akdağ'a müteşekkir olduğunu ifade eden Erbil, şunları söyledi: "Benim bulunamayan bir kan ilacım vardı. Sağlık Bakanı Recep Akdağ'dan ilacımın getirilmesi için ricada bulundum. Girişimde bulundu ve Allah razı olsun ilacım bulunabiliyor artık." Ancak Erbil'in ilaç olayının bu kadarla sınırlı olmadığı ortaya çıktı. O dönem Erbil için Bağ-Kur yetkililerini arayan Akdağ, ücretsiz olarak temini için de yardımda bulunmuş. Erbil, röportajda durumu doğrudan anlatmazken, "Ben ülkenin en yüksek vergi verenlerindenim, anlayışlı davrandılar." diye konuştu. |
|||
| Çağlar Avcı | |||
|
|||
|
Edinilen bilgiye göre, Akyazı'ya bağlı Kuzuluk beldesinde belediye ait çöplükte çalışan işçiler, çuval içerisinde çeşitli miktarda mermi buldu. İşçiler durumu jandarmaya bildirdi. Olay yerine gelen jandarma ekibinin yaptığı incelemede çuval içinde, 82 adet kaleşnikof mermisi, 2 adet G-3 piyade tüfeği şarjörü, 12 adet av tüfeği, 6 adet değişik çapta mermi çekirdeği bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
|
|||
| aa | |||
|
|||
|
Orman Genel Müdürlüğü, yangınlarla daha etkin mücadele etmek amacıyla 'Yangın Uzmanlık Eğitimi' düzenledi. Fransa ile ortak yapılan orman yangın uzmanlık ve yönetim çalışmasına, Türkiye'nin yangına hassas 16 ilinden 45 orman mühendisi katılıyor. Muğla'nın Fethiye ilçesinde yaklaşık 1 haftadır devam eden ve 25 Mart'ta sona erecek seminerlerle Türkiye'de ilk kez yangın uzmanlarının yetiştirilmesi amaçlanıyor. Teorik olarak başlayan eğitim çalışmaları, helikopterli arazi tespiti ve uygulamalı olarak devam ediyor. Orman Genel Müdürü Osman Kahveci, eğitim çalışmalarını yerinde görmek ve katılımcılara destek vermek için bugünkü eğitim çalışmasına katıldı. Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın ile birlikte Fethiye'ye gelen Kahveci, verilen eğitim çalışması ile Türkiye'de orman çevik kuvvet timinin kurulması için ilk adımın atıldığını açıkladı. Düzenlenen seminere katılan 80 personelin tim komutanı olarak yetiştirildiğini anlatan Kahveci, tim komutanlarının mayıs ayından itibaren görev bölgelerinde; tam donanımlı ve fiziksel kondisyonu yerinde olarak göreve başlayacağını belirtti. Oluşturulan timlerle birlikte yangın anında karışıklığın önleneceğini ve her timin kendi görev sahasında çalışma yapacağını vurgulayan Kahveci, böylelikle timler arasında iletişim kurularak yangına en etkin müdahalenin hızlı bir şekilde yapılacağını ifade etti. Timlerin orman bölge müdürlüklerine bağlı çalışacağını aktaran Kahveci, "Köyler, tatil siteleri, turistik oteller bu bölgede ormanla çok fazla iç içe geçmiş durumda. Timler halinde buralarda dolaşın. Alınması gerekli tedbirler varsa uygulayın. Hatta eğer işletmelerden yangın için personel yetiştirilmesi talebi gelirse onları da eğitin." talimatı verdi. Oluşturulan 80 timin yangına hassas bölgelerde konuşlandırılacağını açıklayan Orman Genel Müdürü, bu timlerin arasözleri ve söndürme timleri ile yangının çıktığı cephelerde mücadele vereceğini ifade etti. Tim komutanlarına verilen eğitimlerde helikopterden atlama, büyüyen yangında söndürmede etkili bir teknik olan karşı ateş verme konusunda bilgilendirmelerin yapıldığını belirten Osman Kahveci, "Nasıl bir komando asker, çevik kuvvet polisi, profesyonelce yetiştiriliyorsa, orman yangın söndürme timleri de profesyonelce yetiştiriliyor." dedi. ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE İÇİN 20 HELİKOPTER ALINACAK Öte yandan, orman yangın sezonu öncesindeki çalışmalar hakkında da bilgiler veren Orman Genel Müdürü Osman Kahveci, ekipman ve personel olarak gelinen son noktayı şöyle özetledi: "Fethiye-Bodrum arasında yangın sezonunda 3 helikopter ve 2 uçak görev yapacak. Türkiye genelinde ise 16 tanesi helikopter olmak üzere toplam 40 civarında hava aracımız yangınlar için hazır. Ayrıca, 20 helikopter alınması için müracaat ettik. Savunma Sanayi Müsteşarlığı konuyu takip ediyor. Üç yılda arazöz sayısını yüzde 100 artırdık. Donanım, iş makinesi, hava aracı olarak hedeflerimiz yakın zamanda yüzde 98 oranında gerçekleşmiş olacak. Antalya'da uluslararası yangın eğitim merkezi kurulacak. Simülasyon merkezi oluşturularak yangın eğitimleri düzenlenecek." (CİHAN) |
|||
|
|||
|
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Selçuk İ. (24), yönetimindeki 35 EAU 32 plakalı otomobil, 8831. sokakta sürücüsünün direksiyon hakimiyetini yitirmesi sonucu sokaktaki bir evin balkonuna çarptı. Kazada, otomobilde bulunan Murat Keçeci (27) ile Selçuk Özat (25), olay yerinde öldü. Yaralanan sürücü Selçuk İ., Karşıyaka Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı, Şevki Türkel (25) ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Türkel'in durumunun ağır olduğu öğrenildi. |
|||
|
Anzeryöre şartlarina en iyi uyum gösteren kafkas ırkı ana arı kovanları ile üretim sağlanmaktadir Iklim şartlarina bağlı olarak agustosun birinci yada ikinci haftasinda sağılma denilen işlemle ballar kovanlardan alınır.Hava şartlarinin etkisine bagli olarak bal üretim miktari değişkenlik arz etmektedir.Cok az hatta hic olmadığı yıllar olmuştur. Anzerde ağac yetişmemektedir bu yüzden Anzer balinda sadece Anzer yöresinde yetişen çiceklerin pollenleri bulunmalidir aksi taktirde gercek Anzer bali degildir. Anzer balının sahte olup olmadığıni anlamak için polen analizi yapılmaktadır. Anzer yöresinde aricilik cok zordur. Hava şartlarından dolayı bal verimi düşüktür. Tüm bu zorlukların yanında Anzer balının nadide çiceklerden oluşmasi onu eşsiz yapmaktadır. Tabiki buda Anzer balının fiyatını arttırmaktadir. Soguk havalarda arilar dışarı çıkamadığı icin arılar yaptığı balı tüketmekte ve bal verimi düşmektedir.Kötü hava şartlarinda 10 kovandan ancak 1 kilo veya hic bal alinamazken bu miktar normal ballarda kovan başı 10-20 kilogram arasında degişmektedir. Anzer balına dışarıdan şeker veya herhangi başka bir katkı maddesi verilmemektedir. Anzer balı ısıl işlem görmeden sağılmaktadir. 40 °C`nin üzerindeki sıcakliklar balın içindeki enzimleri ve polenleri ekisiz hale getirdiğinden soğuk sağım yapılmaktadır. Anzer bali ekmeğe sürülüp kahvaltıda tüketilen normal ballardan değildir. Anzer balı genellikle hastalıklara şifa niyetiyle yenilmektedir. Anzer balının hastalıklara iyi gelmesi yönündeki çalışmalar Anzer balının az ve pahalı olması nedeniyle yavaş ilerlemektedir. Anzer balı Ankara Hacettepe Üniversitesinde analiz edilip garantisi tescil edilen bir baldır. Bizden temin edeceginiz Anzer balı Hohenheim Üniversitesinde daha genis çapta analiz edilerek Avrupa standartlarına uygunluğu kontrol edildikten sonra satışa sunulmaktadır. |
|
||||||
|
|
|
||||||
|
|
|
||||||
|
|
|
Kahve
Türk geleneğinin vazgeçilmez iceceği olan kahve denilince akla hoş sohbet, tatlı muhabbet geliyor. Kahvenin kökeni Arap yarımadası olup adı Arapça qahwah'dan gelmektedir, bu Türkçe'de kahve'ye dönüşmüştür, buradan da Avrupa'da café, caffe, koffie, coffee, şekline gelmiştir. Kahvenin ilk elde edildiği ağaç olan Coffea Arabica, Etopya'da yetişmektedir. Kahve Yemen'den Mekke ve Medine'ye ve 15. yy. sonunda da İran, Mısır, Türkiye ve tüm İslam dünyasına yayılmıştır. |
|
Unlu stand-up'cilari aratmiyacak sekilde Muslumanliga adim attigi gunleri anlatiyor....
http://www.dailymotion.com/user/merve223/video/x8olvg_musluman-olan-avusturalyaly-genc_lifestyle
|
|||
|
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ile yapılacak görüşmede, kredi kartı borçlarının tüketici kredisine dönüştürülmesi teklif edilecek. Hükümet de bankacılık sektörüne Banka ve Sigorta Muamele Vergisi (BSMV) alınmaması veya stopajın düşürülmesi yönünde destek verecek. AK Parti Grup Başkan Vekili Nurettin Canikli, geçen hafta kredi kartı borçlarının, sadece kamuyu ilgilendirmediğini, daha çok bankaları ilgilendirdiğini belirterek, "Bankaların aktiflerini doğrudan ilgilendiren bir kanuni düzenleme yapılması söz konusu değil." demişti. Canikli, bankaların, kamu, yasal düzenleme yapmadan, vatandaşların kredi kartı borçlarını yapılandırabileceğini, bunun için mutabakat sağlanması gerektiğine dikkat çekmişti. BDDK, zamanında tedbir aldı Küresel krizle birlikte kredi kartı borçlarında artış gözlenmesine rağmen Batı ülkeleri göz önüne alındığında borç oranının düşük kaldığı dikkat çekiyor. Dünyanın iki büyük ekonomisi ABD ve İngiltere'de kredi kartı ödemelerinde yaşanan gecikmeler tarihi rekor kırdı. Düşen miktar Amerika'da yüzde 8,7'ye çıkarken, İngiltere'de hükümet, halkı kredi kartlarında oluşan borç batağından kurtarmak için yasal düzenlemeye hazırlanıyor. Dünyanın dev ekonomileri sıkıntı yaşarken Türkiye'de ise kredi kartına ilişkin üç yıl önce alınan tedbirlerin karşılığı alınıyor. BDDK'nın 2006 yılında kredi kartı borcuna ilişkin asgari ödeme tutarını yüzde 20'ye çıkarmasının ardından takibe dönüş oranındaki artışın hızı yavaşladı. ABD'de toplam borç için asgari ödeme tutarının yüzde 1-2 ile sınırlı olduğuna dikkat çeken üst düzey bir yetkili, "BDDK bankaların 'asgari ödeme sınırı yüzde 10'u aşmamalı' ısrarına rağmen iyi ki üç yıl önce böyle bir karar aldı. Aksi takdirde şu an yüzde 7,5 düzeyinde olan takibe dönüş oranı yüzde 10'un üzerine çıkabilirdi." dedi. Asgari ödeme oranının artırılmasının yanı sıra temerrüde düşen borçlar için sadece basit faiz uygulanmasının da sorunun büyümesini önlediğini kaydetti. Türkiye'de 11-12 milyon civarında kullanıcının 44,5 milyon kredi kartı bulunuyor. BDDK verilerine göre kredi kartı ile yapılan alışverişler Eylül 2008'de 32 milyar 942 milyon lira iken 23 Ocak 2009 itibarıyla 33 milyar 246 milyon liraya çıktı. Merkez Bankası verilerine göre ise Türkiye'de Ocak 2009 itibarıyla 82 bin 714'ü kredi kartında olmak üzere toplam 138 bin 987 kişi ferdi kredi ve kredi kartı borcunu ödemedi. Kredi kartı alacaklarının takibe dönüş miktarında Aralık 2007 ile yüzde 6,34 olan oran 23 Ocak 2009 itibarıyla yüzde 7,03'e yükseldi. Bugün ise yüzde 7,5 seviyesinde. Amerika'da yüzde 8,7 ile son 25 yılın rekor seviyesine çıkan kredi kartı ödemelerinde yaşanan gecikme sorunu diğer ülkelerde de yaşanıyor. Hong Kong'da yüzde 4,3'e çıkan takibe dönüş oranı İngiltere'de yüzde 9'u aşmış durumda. İngiltere hükümeti, gelen olumsuz verilerin ardından halkı kredi kartlarında oluşan borç batağından kurtarmak için yasal düzenleme yapmaya hazırlanıyor. 500 BİN KİŞİ KARA LİSTEDE Yıl Kişi sayısı 2004 35.982 2005 102.407 2006 124.080 2007 163.610 2008 460.882 2009* 82.714 (*) Ocak Merkez, kredi kartı faizlerini indirdi Sürpriz indirim kararları ile faizleri düşüren Merkez Bankası, şimdi de kredi kartına el attı. Kredi kartı borçlarının takibe düşme oranındaki artışın da etkisiyle kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi faiz oranı ile aylık azami gecikme faiz oranı Türk Lirası işlemlerde düşürüldü. Aylık azami faiz oranı, 1 Nisan'dan itibaren geçerli olmak üzere TL işlemlerde yüzde 4,39 yerine yüzde 3,96 olarak uygulanacak. Aylık azami gecikme faiz oranı da TL için yüzde 5,14'ten yüzde 4,71'e indirildi. Mevzuat uyarınca bankalar, kredi kartı işlemlerinde Merkez Bankası tarafından bu oranların üzerinde faiz uygulayamıyor ve oranları azami oranları geçmemek kaydıyla serbestçe belirleyebiliyor. Dolar ve Euro ile yapılan işlemlerdeki aylık azami akdi faiz oranında ise herhangi bir değişikliğe gidilmedi. |
|||
| Ercan Baysal | |||