'Çağlayan oradaysa Kazlıçeşme burada'
AK Parti, İstanbul'un en büyük meydanını dün hınca hınç doldurdu. 09.30'dan itibaren meydanı doldurmaya başlayan partililer kara, deniz ve demiryoluyla meydana ulaştı. Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay'ın organize ettiği AK Tren ile de 3 bin kişi Kazlıçeşme Meydanı'na taşındı. TCDD'den kiralanan trende İstanbul milletvekilleri Mehmet Müezzinoğlu, Reha Çamuroğlu da yer aldı.
Yoğun güvenlik önlemleri alınırken partililer ve mitinge gelen vatandaşlar didik didik arandı. Emniyet tedbirlerini yakından izleyen İstanbul İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Zeytinburnu Önleyici Hizmetler Müdürlüğü karakolunda yerinde denetim yaptı.
Miting alanında sadece Türk bayrakları ve AK Parti bayraklarına izin verildi. Kontrolsüz döviz ve yazılar alana alınmadı. İki hafta önce yapılan Kadıköy mitinginde yaşanan 'Son Osmanlı Padişahı' vurgulu kontrolsüz pankart ve dövizler böylece engellenmiş oldu.
Miting alanında partililere on binlerce su, kaşarlı sandviç, bayrak, yağmurluk ve şemsiye dağıtıldı.
Miting yaptığı her yerde o ilin takımına ait kaşkol takan Erdoğan, İstanbul'da kaşkol takmadı. Ancak yağan yağmur nedeniyle vatandaşlara sarı ve lacivert renkte yağmurluğun dağıtılması dikkat çekti.
Erdoğan, konuşmasına İstanbul'un 39 ilçesini alfabetik sırayla tek tek sayarak başladı. AK Parti'nin temelinin İstanbul'da atıldığını belirten Erdoğan, "Gösterdiğiniz vefaya, sadakate teşekkür ediyorum." dedikten sonra ekledi: "İstanbul'da yanan bu meşale tüm Türkiye'de makes buldu. Bu can bu tende olduğu müddetçe bu sevdamız dinmeyecek."
Erdoğan, daha sonra CHP'nin Çağlayan'daki mitingine gönderme yaptı. Baykal'ın konuşmasına dikkat çeken Başbakan, iki miting arasındaki kıyası Nasrettin Hoca fıkrasıyla yaptı: "Az önce birileri Çağlayan'daydı. Aman yarabbi ne palavralar. Ne palavralar. Nasrettin Hoca'ya bir palavracı gelmiş. Biliyorsunuz değil mi? Palavracı demiş ki 'Ben 40 arşın atlarım, 60 arşın atlarım' demiş. Hoca 'O zaman atla' demiş. Palavracı bu kez 'Ben Halep'teyken atlardım' demiş. Şimdi bu ne demek? Hoca bu kez 'Halep oradaysa arşın burada' demiş. Ben de şimdi diyorum ki sayın Baykal, senin Halep'in Çağlayan'sa, arşın burası Zeytinburnu, Zeytinburnu. Eğer metrekare ölçüp biçmesini bilmiyorsan bunu da öğren. Çağlayan Meydanı ne kadar Zeytinburnu Kazlıçeşme ne kadar? Bunu da sana kılavuzların söylesinler."
Başbakan, Baykal'ın düello ısrarına da yine isim vermeden şovmen Mehmet Ali Erbil üzerinden cevap verdi: "Sen Çarkıfelek'e, Televole'ye çık. Şovunu onlarla yap. Sen çıkarsan ben de seyrederim."
Ardından Baykal'ın avukatlığını yaptığı davalara dikkat edilmesini istedi: "Biz milletin avukatıyız. O 'Ben Ergenekon'un avukatıyım' diyor. Hazine kaçakçılarının avukatlığını yapıyor. Vergi kaçakçılarının yanında yer alıyor." Fatih Uğur, İbrahim Balta, İstanbul
