| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
BU BLOGU ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİP BİZE KATKIDA BULUNMUŞ OLACAĞINIZI UNUTMAYIN LÜTFEN !!! İLĞİNİZE TEŞEKKÜRLER

yardimci

10 "iş" etiketi kullanan gönderi "iş" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Her insanın gelişmeye açık bir yönü mutlaka vardır

Katıldığı uluslararası bir seminer sonunda eğitimci olmaya karar veren Şemsettin Akçay, 1999 yılında Aktifeğitim Yönetim ve Bilişim Danışmanlığı'nı kurdu. 53 farklı sektörden 197 kurumsal müşterisi bulunan Akçay, şirketinin kuruluş aşamasında elle tutulamayan bir şey satmaları nedeniyle epey zorluk yaşadıklarını söylüyor. Bu nedenle de açılışlarından itibaren 6 yıl boyunca uluslararası firmalardan destek alan Şemsettin Akçay, verilen teşviklerin de yetersiz olduğunu ifade ediyor.

Şirketinizin kurulma sürecinden bahseder misiniz?

1993 yılında katıldığım uluslararası bir seminerinde anlatılanlar ilgimi çekmesine rağmen eğitimciler gereken performansı gösterememişti. Beş günlük eğitim süresince yapmış olduğum geri bildirimlere aldığım yanıt "Siz zaten diğer katılımcılardan daha bilgilisiniz neden bu eğitime katıldınız ki?" oldu. Sonunda "Lütfen eğitim sonuna kadar herhangi bir görüş ve öneri bildirmeyin" önerisini aldım. O gün yetişkin eğitiminde uygulanan yeni eğitim tekniklerini araştırmaya ve bu alanda çok iyi bir eğitimci olmaya karar verdim. Kendimi bu alanda nasıl geliştirebileceğimi araştırırken JCI (Junior Chamber International) adında uluslararası bir organizasyon ile tanıştım.

Yaşayarak öğrenme felsefesinin uygulandığı bu organizasyonun faaliyetlerinde ve uluslararası aktivitelerde istediğim gelişme fırsatını yakaladım. Türkiye ve diğer ülkelerde gönüllü olarak verdiğim eğitimlerle kısa sürede eğitimcilik kariyerim başladı.

1999 yılı sonunda Aktifeğitim Yönetim ve Bilişim Danışmanlığı Ltd. şirketini "Her insanın gelişmeye açık bir yönü mutlaka vardır" düşüncesiyle kurduk.

Kuruluşumuzdan itibaren kendimize uzmanlık alanı olarak “Şirket üniversiteleri / akademileri”ni (Corporate University) belirledik. Dışarıdan alınan kısa süreli eğitimlerle kurumlarda kalıcı değişiklikler yapmanın kolay olmadığını biliyoruz. Kurumsal gelişim ve başarının her kurumun içinde kalıcı bir eğitim modeli oluşturulduğu takdirde mümkün olduğuna inanıyoruz. Uluslararası şirketlerin yıllardır uyguladığı başarılı modelleri Türkiye’de uygulamak ve bizim kültürümüze uygun modeller geliştirmek için çalışıyoruz.

İşletmenin yer aldığı sektöre ve kurumsal ihtiyaçlara uygun genel katılıma açık veya kurum içi seminerlerle kuruma özel eğitimler düzenliyoruz. İstenildiği takdirde kurum içi akademi modelini beraber tasarlıyoruz ve uyguluyoruz. Eğitimci olmayanları, belirli bir konuyu (ürün tanıtımı, bireysel gelişim konuları vb) aktarmak üzere eğitmek isteyen kurumlar için özel çözümler sunuyoruz.

Aktifeğitim olarak bu kişilerin eğitimci niteliklerinin gelişmesine katkı sağlayacak dokümanlar ve seminerlerle onlara destek oluyoruz. Profesyonel olarak hazırlanmış eğitim setlerimizi kullanarak bu tür ihtiyacı olan kurumlarda da seminerler verilmesine yardımcı oluyoruz. Profesyonel olarak eğitimci olmak isteyen ancak genel katılıma açık eğitim seminerleri için zamanı olmayan kişilere de bire bir koçluk çalışması ile destek veriyoruz.

Kişilerin verdiği eğitim programlarına katılarak, eğitim stilleri, yetkinlikleri, anlattığı konularla ilgili buzkırıcılar, aktiviteler, eğitim oyunları hazırlıyoruz; deneyimlerinin ve bilgi birikimlerinin artmasına yardımcı oluyoruz.

Katılanların görüşlerine göre bugün Türkiye’deki en iyi Aktifeğitim Eğitimcinin Eğitimi programını biz sunuyoruz. Bu eğitimlerimiz sırasında aldığımız geri bildirimlerden biri de katılımcıların eğitim oyunları örneklerini nasıl bulabileceklerini bilmedikleriydi. Bunun üzerine Türkiye’de bir ilk olan “Eğitim Oyunları El kitabı”nı yazdık. Bunu, kurum içi eğitimlerde ve akademilerde kaynak olarak kullanılabilecek “Profesyonel Eğitim" setlerimiz izledi. Bugün bir kurumda düzenlenecek eğitimlerde kullanılmak üzere 50’ye yakın yayınımız var.

Bugüne kadar 53 farklı sektörden 197 kurumsal müşterimize hizmet vermekteyiz. Başarımızı sağlayan en önemli ilkelerimizden biri de her yıl iki ayrı konuda uzmanlaşmak oldu. Japonya'da öğrendiğimiz kaizen tekniklerini yıllardır başarıyla uyguluyoruz. Bu çalışma yöntemi üstlendiğimiz projeleri çok farklı bakış açıları ile görmemizi ve başarı oranımızın her geçen gün yükselmesini sağladı. Yaptığımız çalışmalarda gördük ki her işletmenin büyümeye ve gelişmeye açık en az bir yönü vardı.

Şirket üniversiteleri / akademileri alanındaki başarımızı şimdi yeni bir alanda daha hayata geçiriyoruz. Satış, inovasyon ve iş geliştirme mühendisliği adını verdiğimiz bu çalışmada, iyi tasarlanan sistemlerle işletmelerin satış ve kârının 12–15 aylık dönemde yüzde 100’den fazla büyüyebileceğini yaşayarak öğrendik. Son üç yıldır işletmelerde satış ve kâr artırma yöntemleri üzerinde uzmanlaştık.

Bu süreçte ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Ülkemizde bu alanda hizmet vermek ve işletmeleri bu tür hizmetleri satın almaya ikna etmek kolay değil. Görünmeyen bir şey satıyoruz. Üstelik bu aldıkları hizmetin sonuçları da hemen ortaya çıkmıyor. İlk sonuçlar bazen günler bazen haftalar sonra görülmeye başlanıyor. Bazen de ortaya çıkan sonuçlar yapılan çalışmalara değil başka etkenlere bağlanıyor. Gerçek ölçümlerin yapılabilmesi için işletmenin geçmişteki uygulamaları ile ilgili yeterli düzeyde bilgi bulunması gerekir. Birçok işletmede bu tür verilere ulaşmak başlı başına bir sorun zaten. İşletme yöneticileri operasyonel verileri nasıl ve ne düzeyde takip etmeleri gerektiğini bilmiyorlar.

Kuruluş aşamasında yardım alabileceğiniz kişi ya da kurum var mıydı? Bu dönemde nasıl yardımlar almak isterdiniz?

Ülkemizde bu alanda destek sağlayabilecek bir kurum veya kuruluş bulunmuyor. Biz de bu nedenle kuruluşumuzdan önce 6 yıl boyunca uluslararası firmalardan bu konuda destek aldık. Bazı firmalarla çalışmalarımız hâlâ devam ediyor.

İşinizi sürdürürken en çok hangi alanlarda sıkıntı yaşıyorsunuz?

Öncelikle işletme sahiplerine satış, inovasyon ve iş geliştirme hizmetlerinin yararlarını anlatmak gerekiyor. Daha önce de belirttiğim gibi görünmeyen bir şey sunuyoruz. Buna bir de bu alanda yeterli özen ve etik değerlere bağlı çalışan firma sayısının az olması etkilenince süreç güçleşiyor. Bu alanda çalışan birçok firma bu işi bir organizasyon işi gibi yürütüyor. Bazı firmaların eğitim ve danışmanlık kadrosundaki kişi sayısı bir yüksek okuldaki akademisyen sayısından fazla. "Ben anlattım onlar uygulayamadı. Ben aldığım paraya bakarım" felsefesiyle çalışanlar sektöre zarar veriyor.

Sizce Türkiye’de kobilere yeterince önem veriliyor mu?

Açılan ve kapanan kobi sayılarına bakın. Göreceksiniz ki kobiler bir parça sahipsiz.

Teşvikleri yeterli buluyor musunuz?

İmalat alanında birtakım teşvikler var. Hizmet sektöründe ise yok. Verilen teşvikleri ülkedeki şirket sayısı / teşvik alan şirket sayısına bölün ortaya çıkan oran zaten durumu gösteriyor.

Sektörünüzle ilgili olumlu gelişmeleri ve sıkıntıları anlatır mısınız?

Başarı, satış, kâr, çaba, emek, uğraş, plan, çalışma, hazırlık, sermaye, uygulama, sermaye, personel gibi kavramlardan bir tek yerde önce gelir, o da sözlükte. Her geçen gün bu tür hizmet alan işletme sayısı artıyor. Biz satış, inovasyon ve iş geliştirme danışmanlığı veya şirket akademileri danışmanlığı için performansa dayalı bir çalışma modeli öneriyoruz. Bu çalışmada sadece elde ettiğiniz sonuçlara göre ödeme yaparsınız. Yapılan çalışmalar işletmenize yarar, yani ilave kâr sağlamıyorsa, maliyetlerinizi düşüremiyorsa, verimliliğinizin ve satışlarınızın artmasına yol açmıyorsa bir şey ödemezsiniz. Aldığınız hizmetler için sadece size yarar sağladığı oranda ödeme yaparsınız. Biz bu model çalışma tarzının ülkemizdeki ilk ve tek uygulayıcısıyız. Bu model hem işletme hem de danışmanlık hizmeti sunan kişilere eşit sorumluluk yükleyen en verimli uygulamadır.

Eklemek istedikleriniz...

Şirket üniversiteleri 1980'li yılların sonunda geleneksel eğitim bölümlerinin yerini almaya başladı. Kurumsal öğrenmedeki bu yeni yaklaşım, yapılan eğitim çalışmalarının şirketin vizyon ve stratejileri ile uyumlu hale gelmesini hedefliyor.

Şirketinizin her şeyi kopyalanabilir fakat çalışanlarınızın iş yapma biçimi ve performansı kopyalanamaz. Zaten rekabet gücünüzü de buradan alırsınız. Şirket üniversiteleri / akademileri çalışanların mesleki ve kişisel gelişimi için güçlü bir modeldir. Uluslararası uygulamalardaki şirket üniversiteleri yapılarına baktığımızda dört farklı seviye görülür:

  1. Yalnızca eğitim veren bir birim
  2. Eğitim ve yönetici geliştirme programları düzenleyen bir birim
  3. Akademik kredi sağlayan yapılanmalar
  4. Akademik unvan sağlayan yapılanmalar

Geleneksel eğitim çalışmaları ile şirket üniversiteleri arasında önemli farklar bulunur. Temel farklardan biri, şirket üniversiteleri eğitimlerinin şirketin stratejik planları dikkate alınarak tasarlanmasıdır.

:Milliyet

İş bulma

            Günümüzde işbulmak her geçen gün daha da zorlaşırken bizlere iş bulma konusunda yardımcı olması gereken belediyelerimiz ,bırakın bize 

     iş bulmayı iş verdikleri taşeron firmalar işlerinde yabancı uyruklu işçi çalıştırıyorlar .

     Türkiyede  yaşıyoruz bizlerin işe ihtiyacı var iken bize hizmet için burdayız diyen kurumlar bile yabancı uyruklu işçileri çalıştırıyorlar .

     Sebebi onlara göre damlaya damlaya göl olur hesabı yapıyorlar.

     Biz ne yapacağız ? her zaman olduğu gibi ben burda homurdanıp duracağım öbür taraf ta işsiz olan kardeşim akşamlara kadar -

     acaba akşam eve ekmek götürebilecekmiyim diye düşünürken zenginlerimiz ( işverenlerimiz ) kesesini daha fazla nasıl doldururu-

     mun hesabını yapacak .

     Benim çalıştığım işyerinde de aynı olaylar  var  yabancı işçi olarak demiyorum , fakat seni akşama kadar çalıştırıp senin hakkını nasıl

     yapsamda düşürsem şimdiki işçileri atıp yeni alsam nasıl olur çok güzel olur ama nasıl tazminat ödemeden nasıl atarım ?

     ya o kolay nasıl olsa açık bir nokta bulurum ve en ufak bir açık yakaladığında hemen o adamın defterini dürüp hadi bakayım

     anca gidersin nasıl ya olurmu öyle şey ? yok kardeşim yok her şey oluyor hele biz birlik olmadığımız sürece daha da kötü

     olacak gelin birlik olalım bu gidişe bi dur diyelim diyoruz ben patronun köylüsüyüm olmaz ben patronun hemşerisiyim olmaz .

     Biride çıkar siz hiçmi utanmıyorsunuz ? der niye ! Ekmeğinizi o veriyor has .... ordan ben çalışmasan bana fazladan tek -

     kuruş verirmi bırak fazladan ben çalışmadığımı şimdi çalıştığım halde hakkımı vermemek için elinden geleni yapıyor .

     Sizin de aranızda öyle insanlar varsa ya onların bu düşüncelerinin yanlış olduğunu onlara anlatın veya onlardan-

     her zaman uzak durun onlardan size hiç bir zaman faydası olmaz .

     Her ne olursa olsun çalışdığınız yerde birlik olursanız kazanırsınız yok efendim beni kimse ilğilendirmez ben bugünüme-

     bakarım yarın kim ölmüş kim kalmış beni ilğilendirmez derseniz emin olun geleceğimizin teminatı olan evlatlarımıza kos-

     kocaman yalanlarla hainlerle dolu bir gelecek ten başka hiç birşey bırakmamış oluruz .

     Gelin bugün bu fırsat elimizde iken yarın larımız için birlik olup bu gidişe hep beraber DUR  diyelim    

Hoşgeldiniz

0002154[1] 31 

Merhabalar insanlarımızı görüyormusunuz .Bazılarımız böyle İmanlarını heryerde gösterebilcek kadar bağlı iken bazılarımızda kendi İmanlarını

gizlemeyi tercih ediyorlar neden bilmiyorum sorarsan % 98 Müslüman bir Ülkeyiz fakat Müslüman lığımızı göstermeye sıra geldiğinde kimse yok

kimse yokmu nerde  bu insanlar % 98 azımsanacak  bir rakam değil yine de beni sonraya bırakın .

Bizim insanlarımız  iyi birşey yapılacağında aman beni en sona yaz beni bilmesinler  niye kardeş niye sebep nedir kimse yok her neyse  konu

açılmışken kaç gündür sizlerle paylaşmak istediğim konu vardı bu arada onu yazayım.

Konu : Sendika 

sendika'nın ne olduğunu hemen hemen herkes bilir ,benim çalıştığım yerde'de sendika var (aman  bulaşmayan birlik olamassa hiç bulaşmasın )

yaklaşık  bir buçuk yıl önce içeri girdi yani işyerinde faliyetlerine başladı . Gerçi ne faydası var  onuda bilmiyorum .

Bakın arkadaşlar benden nacizane bir tavsiye eğer çalışıyorsanız ve işyerinizden memnun değilseniz hele hele birde aranızdan birileri

çıkıp sendika getirelim bizi ihya eder falan filan derse sakın iyi düşünmeden kapılmayın .

Önce kendi arkadaşlık ilişkilerinizi gözden geçirin birlik varsa tamam o zaman bende varım demeniz sizin için en akıllıca cevap  yok

Biri otarafa diğeri bu tarafa vuracaksa o iş yaş açık söylüyorum sendikaya baskı yapamassanız ve de bizim işyerindeki sendika gibi

bir sendika gelirse ismini söylemiyorum (çelikiş sendikası ) vay halinize mi yoksa vay halimizemi desem tam olarak bilemiyorum !!!

Bakın arkadaşlar bu sendika işi hayatımızda vereceğimiz bazı önem sıra öncelği olan karalardan biri gibidir bunu unutmayın

Nasıl  ne nasıl ya arkadaş neden çalışıyoruz daha iyi bir gelecek için değilmi öyle ise sende hakkını kazanırken başkalarına yedirme

ne yapacaksın  sendika seçimi yaparken biz ne iş yapıyoruz ( bizim arkadaşlardan bahsediyorum ) otomobil yan sanayii yani demir yani çelik

çayda kahvaltı da yenir  evet buldum çelik iş evet evet çelik iş tamam deyip gitmiş sağolsun arkadaşlarımız kendi çaplarında anlaşmışlar

geriye  üye olacak kişilere sıra gelmiş tabi bu işler çocuk oyuncağı değil dikkatli olmassan kapının önünde bulu verirsin kendini eeeee

nasıl olacak gizli gizli olacak herkese haber vereceksin hiç kimse bilmeyecek helede içerdeki yalama ispiyoncular has lar (haber alma servisleri )

gibi kişilerin duymaması üye olabilecek kişileri çok iyi düşünüp seçmek lazım ufak bir YANLIŞLIK DEŞİFRE OLMANIZI VE HEPİNİZİN KAPI DIŞARI

EDİLMENİZE SEBEP OLABİLİR .

Buiş yapılırken çok arkadaşımızı eften püften sebeplerle hiç acımadan kapı önüne koymalarına da sadece izleyerek tepki gösteren kişiler

tabiki sendika ve işveren yalamalarından başka birileri de değildi , neyse bende tarif yazıyorum sanki arkadaş her ne olursa olsun sendika

getirecekseniz veya getirdiyseniz  çalışanlar olarak birlik olamassanız lafım meclisten dışarı kene gibim sizlerin kanını büyük bir iştahla yer

bu adamlar ya birlik olun bu işi yapacaksanız yada hiç bulaşmayın .Kısaca önce birlik sonra sendika heee sendikanın her dediğine de

kulak asmayın sonra çok hayal kırıklıkları sizi bekler karşınızda sarılacak dost olarak sadece hayal kırıklığı bulursunuz , bazı arkadaşlarınız

bir hiç ugruna ekmeğinden olur ken sendika sadece izlemekle yetinebilir ,birlik olur sendikaya baskı yaparsanız o zaman iş değişir ve

istediklerinizin büyük kısmını elde eder daha refah bir hayatınız olabilir benden size arkadaş tavsiyesi

İŞYERİNDE STRESİ AZALTIN

Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan araştırmaların sonucuna göre huzurlu bir iş günü için fazla sosyal olmamak ve iş arkadaşlarına yakın oturmak gerekiyor

Binlerce çalışan üzerinde yapılan bir araştırma iş arkadaşlarından gelen manevi destek ve patronlardan gelen olumlu eleştirilerin kişilerin stres seviyelerini düşürdüğünü gösterirken California Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırma çalışırken dış dünyayla çok fazla ilgilenmenin çalışanların stresli bir gün geçirmesine neden olduğunu ortaya koydu. Anket sonuçları kariyer merdiveninde alt basamaklarda olanların daha çok stresli olduğunu söylüyor.

Anket sonuçlarına göre evine gittiğinde cep telefonunu kapatan çalışanlar iş yaşamında daha mutlu. Ayrıca imkânı olanların öğlen arasında şekerleme yapması stresi azaltmanın bir başka yolu olarak karşımıza çıkıyor.

Kaynak:hekimce

Nasıl İş Bulabilirim?

Aşağıda iş aramanın en iyi yollarından dördünü bulabilirsiniz. Başarı şansınızı artırmak için bu yollardan mümkün olduğunca fazlasını deneyin.


İş ararken internetten yararlanın. Günümüzde pek çok iş yeri, ne tür pozisyonlar için eleman aradıklarını insan kaynakları web sitelerinde duyurmaktadır. Bazı büyük iş yerleri bunu kendi web sitelerinde duyurmaktadır. Bazı web sitelerindeyse iş aradığınızı duyurmanız da mümkün. İş ararken yararlanabileceğiniz web siteleri burada.

Gazeteleri tarayın: Ulusal ve yerel gazetelerin seri ilanlarını ya da varsa “Insan Kaynaklari” eklerini tarayın. Örneğin, HÜRRİYET gibi büyük gazeteler haftanın belli bir gününde “İnsan Kaynakları” gibi yalnızca iş ilanları içeren ekler verir. Bu tür eklerin verildiği günlerde gazete almayı unutmayın.
Türkiye İş Kurumu’na ya da özel istihdam bürolarına başvurun: Hem yurtiçindeki hem yurtdışındaki bazı işler için Türkiye İş Kurumu’nun il müdürlüklerine başvurabilirsiniz. Özel istihdam bürolarının bir listesini burada bulabilirsiniz.

Çevrenizi genişletin ve size yararı olabilecek insanlarla iletişime geçin: İş bulmanın belki de en etkili yolu çevrenizi genişletmeniz ve size yardımcı olabilecek insanlara iş aradığınızı bildirmeniz. Bunu en doğru nasıl yapabileceğinizi buradan öğrenin

Web sitenizin hazırlanmasıyla ilgili temel bilgiler

1. Sitede Ne Olacağına Karar Verin

Sitenin içeriğini belirleyin.
Kullanıcıların sitenin için nasıl dolaşacağına (navigasyon) ilişkin tavsiyelerde bulunun.
2. Profesyonel bir Tasarımcıyla ya da Web Tasarımcısıyla Görüşün

Sitesini beğendiğiniz şirketlerden referans alın.
Üç referans isteyin ve bunları arayın.
Ücret konusunda açık olun. Web sunucusu, tasarım ve oluşturulması, bakımı, arama motoruna kaydettirilmesi, e-ticaret hizmeti vs. ile ilgili ödeme yapmanız gerekecek mi?.
3. İçeriği Hazırlayın

İrtibat bilgilerinizi tüm sayfalara ekleyin.
İşyeri sahibinin (siz) ziyaretçileri karşılayan yazısını ekleyin.
Sektörünüzle ilgili ve 3 ayda bir ya da sezonluk değişen İlk 10 listesini ekleyin. Örnekler: Yaz için İlk 10 Yemek Tarifi, Giysilerinizi Korumanın İlk 10 Yöntemi, İlk 10 Film.
İşinizin geçmişini ve nasıl başladığını anlatın.
Bir elektronik haber bülteni ya da dergi veya aylık, kısa tüyolar önerin.
Ulaşım bilgilerini ekleyin.

Kaynak:Belnet

İyi bir web sitesinin özellikleri

Siteniz, milyonlarca web sitesiyle rekabet edecek. Eğer siteniz ziyaretçilerin dikkatini çekemezse, ziyaretçi sitenizden çıkacak ve bir daha geri dönmeyecektir. Sitenizin bu önemli konuları içererek diğerleriyle rekabet edebileceğinden emin olun.

İyi bir web adresi. Web sitenizin adını kullanan bir e-posta adresi alın, örneğin adınız@sitenizinadı.com.tr. Web sunucunuz e-posta hesapları alırken size yardım edebilir.

Hoş ve profesyonel bir görünüm. Sitenin sadece yazı içermesi ve tasarımdan yoksun olması sıkıcı bir site olmasına neden olur ve sitede çok fazla resim olması da ziyaretçilerinizin dikkatini metninizden çalar.

Çabuk yüklenen grafikler, fotoğraflar ve tasarım elemanları içermeli. Yavaş yüklenen sayfalardan başka hiçbir şey bir site ziyaretçisini canını daha fazla sıkamaz.

Her sayfaya irtibat bilgilerinizi, özellikle de telefon numaranızı, ekleyin; böylece ziyaretçiler sizinle kolayca irtibat kurabilir.
Ziyaretçilerin ihtiyaçlarına odaklanan bir içerik. Ziyaretçiler ne işle ilgilendiğinizi çabucak görebilmeli ve ürününüzün ya da hizmetinizin değerini öğrenebilmelidir.
Ziyaretçilerin istediklerini kolayca bulabilmelerini sağlayan kullanımı kolay bir format, istenilen bilgilerin kolayca elde edilmesini sağlar.

Doğru ton. Sade mi, eğlenceli mi, eğitimsel mi yoksa iş odaklı mı olmalı? Metin ve tasarım arzuladığınız tonu yansıtmalıdır.
Siteniz Hazır Olduğunda Mutlaka Ziyaret Edilecektir

Sitenizi Hazırlamaya Yönelik Temel Bilgiler

Web sitenizi hazırlayın; ürünlerinize talep artsın

Siteniz hazır olduğunda insanlara sitenizin duyurusunu yapın. Mevcut ve potansiyel müşterilerinizin sitenizi ziyaret etmeleri için özel çaba gösterin. Bu bölümde nasıl yapacağınız açıklanmıştır.

Sitenizin listelenmesi için arama motorlarına abone olun. Örneğin bir kitabevi sahibi, yerel kitabevleri arasında bir arama yapıldığında kendi sitesinin de bulunabilmesini garanti etmelidir. En popüler arama motorlarından bazıları Google, Arabul ve Netbul'dur.


Ziyaretçilerin Web sitenize kaydolmalarını sağlayarak bilgi toplayın. Onlara bir e-bülten veya özel teklifler almak isteyip istemediklerini sorun. Bu değerli irtibat bilgileri mevcut ve yeni müşterilerinizle temas halinde olmanızı sağlayacaktır.
Web sitenizin adresini, antetli kağıtlarınız, kartvizitleriniz, şirket üniformalarınız, şirket araçlarınız ve faturalarınız gibi tüm basılı malzemelerinize ekleyin.

Web sitenizin adresini, telefon defteri ilanlarınıza da ekleyin.

Web sitenizin ziyaretçileri için müsabakalar düzenleyin. Ziyaretçilerin belirli bir zaman dahilinde sitenize üye olmalarını sağlayarak ücretsiz hediyeler verin.

İlgili diğer Web sitelerine bağlantı verin. İlgili diğer işletmeleri gözden geçirin ve sitelerine karşılıklı bağlantı verip veremeyeceğinizi sorun.

Bir banner (Web reklamı) değişim programına katılın. Web reklamınızın başka bir sitede yayınlanmasını ve başka birinin Web reklamının da sizin sitenizde yayınlanmasını sağlayın. Daha fazla bilgi edinmek için tercih ettiğiniz bir arama motorunda “banner değişimi” sözünü aratın.

Sitenize kaydolan ziyaretçilerle düzenli olarak iletişim kurun.

Web sitenizin adresini diğer tüm irtibat bilgileriyle birlikte tüm e-postalarınızın sonuna eklediğiniz imzanıza ekleyin.
İyi Bir Web Siteniz Olsun

Sitenizi Hazırlamaya Yönelik Temel Bilgiler

Kendi Kendinizin Patronu Olmak Size Göre mi?

Yeni bir iş kurmak oldukça heyecan verici bir süreçtir, ancak herkese uygun değildir. Zamanınızı istediğiniz gibi değerlendirmek amacıyla mı iş kurmayı istiyorsunuz yoksa hep kendi kendinizin patronu olmayı düşlediğiniz için mi ? Belki de amacınız daha fazla para kazanmak. Sizi iş kurmaya iten neden ne olursa olsun, bu işe kalkışmadan önce, ne gibi durum ve zorluklarla karşılaşabileceğinizin bilincinde olmanız gerekiyor.

İş Sorumluluklarınız

İşinizi Kurmaya Başlamadan Önce Bilmeniz Gereken Yedi Konu

İşinizden Ayrılmadan Önce Kendi Kendinize Sormanız Gereken Sorular

İş Yerleri Neden Başarısız Olur?

Kaynak:Belnet

İşinizi Kurmaya Başlamadan Önce Bilmeniz Gereken yedi Konu

“Şimdiki aklım olsaydı, her şeyi daha farklı yapardım.” Bu sözler tanıdık geliyor mu? Kendi işi olan pek çok insan bu sözü sürekli tekrarlar. Kendi işinizi kurmadan önce aşağıdaki dört konu hakkında düşünün.

1. Müşterilerinizin taleplerini göz önünde bulundurun.
Ürün yelpazenizi sadece kendi kriterlerinize göre değil, aynı zamanda müşterilerinizin talepleri doğrultusunda şekillendirin. Talebi olmayan bir hizmeti ya da ürünü satmanız mümkün olamaz. Potansiyel müşterileri araştırmak için pazar araştırmanızı yapın.

2. İş planı hazırlayın
Vizyonunuz ve hedefleriniz doğrultusunda iyi bir iş planı hazırlayın. Böylelikle kredi alma gibi yatırımcıları ve bankaları etkilemeniz gereken durumlarda şansınızı artırmış olacaksınız. İş planı aynı zamanda kayıtlarınızı etkin bir şekilde tutmanızı da sağlayacaktır.

3. Güçlü yanlarınızın farkında olun
İyi yaptığınız işe odaklanın. İşinizle ilgili herşeyi ön görmeniz ya da bilmeniz mümkün değildir. Zaman içerisinde tecrübe kazanarak, yeni işlere başlayabilir, zamanınında çözüm üretemediğiniz konulara cevap verecek yöntemler geliştirebilirsiniz. Her zaman, gücünüzün sınırlarının farkında olun. Unutmayın, bilmediğiniz konularla ilgili yardım almak daha doğru olabilir.

4. Araştırmanızı yapın.
İş fikrinizi hayata geçirmeden önce, konunuz ile ilgili öğrenebildiğiniz kadar bilgi edinin. Bununla ilgili olarak, kurslardan, seminerlerden, kitaplardan ve başka olanaklardan faydalanın. İlgili kuruluşların eğitimlerinden, araştırma imkanlarından, sanayi ve ticaret odaları ile KOBİ'leri destekleyen kurumlardan yardım alın. Araştırmanızı, piyasa, rekabet ortamı ve müşteri talepleri konularını kapsayacak şekilde ilerletin.

5. Bütçenize bağlı kalın.
Bütçenizin dışında harcama yapmamaya gayret gösterin. Aksi takdirde önemli borç yükü altına girebilir ve de işinizi kaybetme riskiyle karşılaşabilirsiniz. İhtiyaçlarınızı hemen karşılamanız mümkün değilse sabırlı olun ve iş planınız üzerinde yeniden düşünün.

6. Pazarlama planı hazırlayın.
Pazarlama faaliyetleri yeni müşteri çekebilmeniz için üzerinde mutlaka düşünmeniz gereken bir konudur. Ürün ya da hizmetlerinizi ulaştırma yollarını ve sunduğunuz işi müşterilerinize cazip kılabilmenin yöntemlerini tasarlayın. Tüketicilerin sizi tekrar tercih etmelerini sağlamak için işinizi iyi pazarlamalısınız.

7. Destek istemekten çekinmeyin.
Gerektiği konularda yardım isteyin. Özellikle işinizin ilk hayata geçtiği dönemde, bir çok konuda desteğe ihtiyacınız olacaktır. Telefonlara bakmak ya da evrakları düzenlemek gibi görevler ne kadar küçük görünseler de sizin enerjinizi işinizi büyütmeye harcamanız gerekmektedir. Yardım almaktan ve arkadaşlarınıza ve ailenize danışmaktan korkmayın.

Kaynak:Belnet
Sitemizdeki bilgilerin büyük çoğunluğu alıntıdır. İlgili yazının yazarının veya kaynak sahibinin istemesi halinde ilgili yazı sitemizden kaldırılacaktır. Web Stats