| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
BU BLOGU ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİP BİZE KATKIDA BULUNMUŞ OLACAĞINIZI UNUTMAYIN LÜTFEN !!! İLĞİNİZE TEŞEKKÜRLER

yardimci

9 "ingiltere" etiketi kullanan gönderi "ingiltere" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Piyasada oyunu yerli yatırımcı bozdu

Eren Güler / hurriyet.com.trDolarda yurtdışında yaşanan yükselişe ve borsalardaki düşüşe karşın içeride çok daha farklı bir seyir izleniyor.

Borsa günü yüzde 0.66 yükselişle 24 bin 336 puandan tamamlarken, dolar da 1.65 sınırına kadar geriledi.

Bankacılar, yerli yatırımcının piyasaya girmesi ile dengelerin değiştiğini söylüyor.

Merkez'den IMF'ye rest

Piyasada sabahki görünüm ikinci yarıda terse döndü. Yurtdışında satışların sürmesine ve doların euro karşısında son 2.5 yılın zirvesine ulaşmasına rağmen içeride borsa ve dolar farklı şeyler söylüyor.

İlk seansı yüzde 2.6 düşüşle 23 bin 549 puandan tamamlayan borsa ikinci seansta önce cuma kapanış seviyelerine sonra da üzerine yükseldi. Dolar da sabahki 1.73 YTL'den 1.65 sınırına kadar indi. Cumaya göre yüzde 1'in üzerinde değer kazanmış görünen YTL, aynı zamanda dünyada da dolara karşı en çok yükselen para birimi oldu. YTL'yi mevcut durumda Meksika Pezo'su ve Brezilya Real'i izliyor.

YERLİLERDEN SATIŞ YAĞIYOR  

Piyasadaki hareketi değerlendiren uzmanlar, özellikle yerli satışlarına dikkat çekiyor. Dolardaki yükselişi fırsat bilen yerli yatırımcı satışının yabancı talebini geçtiğini kaydeden uzmanlar, özellikle 1.70 YTL üzerinden satışlar geldiğini ifade ediyor.

Turkish Yatırım Finansal Strateji Direktörü Gökhan Uskuay, yabancıların yılbaşında 107 milyar dolar olan sıcak para stoğunun 50 milyar dolara kadar gerilediğini, buna karşılık yerli yatırımcıların döviz mevduat hesaplarının 115 milyar dolardan sadece 111 milyar dolara indiğini kaydetti. Yabancının parası erirken, döviz mevduatlarda önemli bir bozulma olmadığını vurgulayan Uskuay şöyle devam etti:

"Dövizdeki hareket yerlilerin satışlarıyla karşılanıyor. Zaten faizdeki yükselişin nedeni de halkın döviz satışı. Döviz satıp YTL talebi yaratıyorlar ve faizler yükseliyor."

Yerlilerin 1.70'i satış fırsatı olarak gördüğü sürece kurun bu bölgeyi geçmesinin çok zor olduğunu belirten Uskuay, "Yabancının satıp satabileceği 50 milyar dolar. Karşısında ise 114 milyar dolarlık küçük yatırımcı portföyü var. Hâla yerli satışları devam ediyor. Yerliler 2006 yılında kur 1.70 olduğunda yükselir diye satmamıştı, ama bu kez tecrübe kazandı ve satışa geçti" diye konuştu.

Uskuay, dolardan çıkan ve YTL'ye dönen paranın borsaya da girdiğini ve bu nedenle İMKB'nin yurtdışı borsalara göre daha dirençli göründüğünü kaydediyor.

Asya'da tarihi düşüş

YURTDIŞI YİNE ÇÖKTÜ, SONRA TOPARLADI  

Yurtdışı borsalarda yaşanan kabus yeni haftaya da taşındı. Cuma günü ABD ile tekrar alevlenen düşüş dalgası bugün tüm borsalarda etkili oluyor.

BGC Partners stratejisti Howard Wheeldon, piyasaların bir bilinmezler denizi etrafında yüzdüğünü söyledi. Wheeldon, "Sermaye piyasaları yatışana ve paralar hükümetlerden sisteme gelene kadar hiçbir şey değişmeyecek. Resesyon sözcüğü herkesin ağzında ve şu anda en önemli konumuz" dedi.

Bugünkü düşüş dalgası, cumaya benzer bir şekilde yine Asya ile başladı. Global ekonomi ile ilgili endişeler, ihracatla ayakta duran Asya borsalarını çok kötü bir şekilde vurdu.

Dünyanın ikinci büyük borsası olan Japon Nikkei Endeksi, günü yüzde 6.36'lık düşüşle tamamlarken, 1982 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Hong Kong'da Hang Seng endeksinin düşüşü yüzde 12'yi geçerken, Filipinler Borsası yüzde 12, MSCI Asya Pasifik endeksi de yüzde 6 düştü. 

Avrupa borsaları da güne sert bir düşüşle başladı. Açılışta yüzde 5'e varan düşüşler ilerleyen saatlerde biraz azaldı. İngiltere'de FTSE 100 endeksi öğle saatlerinin hemen ardından yüzde 3, Almanya'da Dax yüzde 3.4, Fransa'da da CAC 40 yüzde 5.5 değer yitirdi. Borsalardaki kayıp saat 16.30 itibariyle de yüzde 1-3 arasında indi.

Piyasadaki düşüşü değerlendiren analistler, piyasaya yeni bir koordineli müdahale gelebileceğini, ancak bu müdahalenin de işleri düzeltmeye yetmeyeceği beklentisi ile tüm borsaların domino taşı gibi yıkıldığını kaydediyor.

Öte yandan carry trade pozisyonlarının bozulması ile Japon Yeni'ne olan talep ve Yen'deki yükseliş de piyasanın dengesini bozuyor. Özellikle Asya'daki yoğun satışlarda kuvvetli Yen'in etkili olduğunu hatırlatan uzmanlar, Japon hisse senetlerinin yaklaşık son 30 yılın en düşük seviyelerine geldiğini belirtiyor. 

ROMANYA'DA BORSA KAPANDI
 
Piyasadaki satışlar geçtiğimiz aylara kadar yıldız olarak gösterilen gelişmekte olan ülke borsalarını da vuruyor. Gelişmekte olan ülke piyasaları 2004'ten bu yana en düşük seviyelerine inerken, sadece ekim ayında yüzde 40 değer yitirdi. İMKB'deki kayıp ise aynı dönemde yüzde 34 olarak gerçekleşti.

Bugün Prag Borsası ile Budapeşte borsaları yüzde 7.5 değer yitirirken, İsrail Borsası yüzde 3.5, İrlanda Borsası yüzde 5.5, Polonya Borsası da yüzde 3.5 düştü.

Romanya'da ise yaşanan sert düşüş nedeniyle borsa geçici olarak işleme kapatıldı. Bükreş Borsası'nda yüzde 8.92luk düşüşün ardından işlemler yaklaşık 90 dakika süreyle kapandı, daha sonra tekrar  başladı.

:Hürriyet

Telekom ihalesinde önemli rol oynadım enerjiye 1.4 milyar Euro yatıracağım

Vahap MUNYAR
 

Türk Telekom’da ihale sürecinde başlamak üzere önemli rol oynadığı için adı ’Becerikli Abdullah’a

çıkan Abdullah Tivnikli, "O ihaleye Saudi Oger ve Etisalat’ın ayrı ayrı katılmasını sağlayan

Kuveyt Türk olarak biziz. Kuveyt Türk, Türk Telekom’a ortaklığı düşündü, varlık satışı

olmayınca vazgeçti. Benim de hissem yoktur" dedi. Tivnikli, enerjiye 1.4 milyar Euro yatırım

yapacağını söyledi.6694883

TÜRK Telekom’un yüzde 55’inin özelleştirilmesi sırasında Saudi Oger (Oger

Telecom) ile Etisalat’ı ihaleye çeken, şirkette yüzde 10 hisse sahibi olduğu

söylentileriyle adı "Becerikli Abdullah"a çıkan Abdullah Tivnikli, Hürriyet’e

konuştu. Tivnikli, "Ben Kuveyt Türk’ün Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısıyım.

Başta Kuveyt olmak üzere, Körfez Bölgesi’nde çok iyi ilişkilerim var.

Türk Telekom ihalesine

Oger Telecom ile Etisalat’ın dikkatini çeken ben oldum. İhalede iyi çekişme oldu, yüzde 55’lik hissenin

fiyatı 6 milyar 550 milyon dolara çıktı. Türk Telekom’a Kuveyt Türk olarak ortak girmeyi düşündük,

varlık satışı olmadığı için vazgeçtik" dedi. Tivnikli, aile şirketi Eksim Grup olarak enerjiye önümüzdeki

4 yılda 1.4 milyar Euro’luk yatırım planladıklarını söyledi.

7 milyar dolar getirdik

1984-85’ten beri Körfez ülkelerinde dolaştığını, 19 yılda Kuveyt Türk’ün 600 milyon dolarlık sermayeye

ulaştığını, 6-7 milyar dolarlık kaynağın Türkiye’ye gelişine yol açtığını belirten Abdullah Tivnikli,

şöyle konuştu: "Kuveyt Türk, bu sürede Kuveyt’e sadece 4.6 milyon dolar götürdü. Kuveyt Türk’ün

büyük ortağı, Kuveyt Finance House’dur. Bu şirkete devlet de ortak ama halka açık.

Türkiye’ye Körfez sermayesi getirmek benim idealimdi."

Dosyalar hazırladık

Başta Türk Telekom olmak üzere, Tüpraş ve Petkim özelleştirmelerinde de dosyalar hazırlayıp,

ekipler oluşturduklarını ifade eden Tivnikli, şunları dile getirdi: "Kuveyt Türk’te oluşturduğumuz ekip,

Körfez’e gidip özelleştirme ihalelerine ilgi çekmek üzere çalışmalar yaptı. Türk Telekom’da,

Oger Telecom ile Etisalat’ın dikkatini buraya çeken biz olduk. Nitekim ihalede en çok onlar çekişti.

Fiyat da iyi bir noktaya geldi."

Ortaklığı düşündük

Tivnikli, "Türk Telekom’da yüzde 10’luk hisseniz olduğu söyleniyor. Doğru mu?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Aslında Kuveyt Türk olarak Türk Telekom’da hisse almayı düşündük. Ancak, Türk Telekom’da varlık

satışı söz konusu değildi. Sadece belirli bir süreliğine işletme satışı söz konusuydu.

Varlık satışı olmayınca da ortaklıktan vazgeçtik. Daha sonra kamu hisselerinin bir bölümü halka arz

edilirken bizimkilere ’alalım’ dedim, yine istemediler."

Ben ortak değilim

Tivnikli, "Asıl iddialar sizin Türk Telekom’da gizli ortak olduğunuz yolunda" hatırlatmamız üzerine,

"Şahsen Türk Telekom’da ortaklığım söz konusu değil. Aile şirketimiz Eksim Grup’ta ortaklığım var.

Ayrıca, Kuveyt Türk’te Başkan Yardımcısıyım. Burada küçük bir hissem var" yanıtı verdi. Tivnikli,

asıl faaliyet alanı hububat ve gıda olan Eksim Grup’ta önümüzdeki 4 yılda 1.4 milyar Euro’luk rüzgar

ve hidroelektrik enerjisine dönük yatırım planladıklarını vurguladı.

Eksim Grubu’nun cirosu 400 milyon doları buluyor

Abdullah Tivnikli, Kuveyt Türk’teki etkin görevinin yanısıra, abisiyle birlikte Eksim Grup çatısı altında

toplanan aile şirketlerini de yönetiyor.

Eksim Grubu’nun faaliyet gösterdiği sektörler arasında enerji, gıda, inşaat-gayrımenkul ve

madencilik bulunuyor.

Eksim Dış Ticaret, yurtdışı ve yurtdışında yılda 1 milyon tonun üzerinde tahıl ürünü satışı gerçekleştiriyor.

Eksim Grubu, yarısı yurtdışı kaynaklı olmak üzere toplam 400 milyon dolar yıllık ciroya ulaşıyor.

Eksim Grubu inşaat ve madende de büyüyor

Abdullah Tivnikli’nin verdiği bilgiye göre, Eksim Grubu alışveriş merkezi, otel, rezidans gibi bazı projelerde

yatırım ortaklığı içinde yer alıyor. Grubun kendisine ait ve ortak olduğu projelerin toplam inşaat alanı

550 bin metrekareyi aşıyor.

Eksim Grubu’nun Kayseri’deki Stoneks şirketi, 350 bin metrekarelik yıllık doğal taş işleme

kapasitesine sahip bulunuyor. Grup ayrıca kendine ait mermer ocağı da işletiyor.

Eksim Grubu ayrıca krom madenine dönük yatırım faaliyetinde de bulunuyor.

İlk hidroelektrik santralı 2008 sonunda devreye giriyor

2000
yılından beri Türkiye’nin birçok bölgesinde rüzgar ölçümleri yapan Eksim Grubu, 950 MW’lık

bölümü rüzgar olmak üzere, toplam 1200 MW’lık yenilenebilir enerji portföyüne ulaştı.

Abdullah Tivnikli, Karadeniz Bölgesi’ndeki 64 MW’lık ilk hidroelektrik enerji santralını 2008 sonunda

devreye alacaklarını söyledi.

Türk Telekom’a genel müdür aranırken mülakatlara girdim

ABDULLAH Tivnikli, "Sizin Türk Telekom üzerinde çok etkili olduğunuz, yönetim kurulu toplantılarına

girdiğiniz söyleniyor" hatırlatması üzerine şunları söyledi: "Ben Türk Telekom’da yönetim kurulu

üyesi değilim. Dolayısıyla yönetim kurulu toplantılarına girmem söz konusu değil. Ancak,

Türk Telekom’a bir ara genel müdür arayışı vardı. O sırada bazı mülakatlara ben de girdim.

Daha sonra Yönetim Kurulu Başkanı Paul Doany, genel müdürlüğü de yürütme yolunu seçti."

Babam akrabaya kefaletten battı, faiz fobimiz oldu

ABDULLAH
Tivnikli, babası Sıddık Tivnikli’nin geçmişte bir yakınına kefil olduğunu, bu yüzden

batışı yaşadığını ifade ederek şunları anlattı: "Biz aslında varlıklı bir aileydik. Babam,

kefalet yüzünden tam anlamıyla battı. Daha sonra hamdolsun yeniden kendimizi toparladık.

Ancak, o batış olayından sonra bizde bir faiz fobisi oluştu. Hatta ben İstanbul Teknik Üniversitesi’ni

mühendis olarak bitirdikten sonra işletme masterimi yaparken, tez konusu olarak batıdaki yatırım

ortaklıkları modelini seçtim. Yani, faiz dışı bir sistem üzerinde çalıştım."

Faizsiz sistemin Türkiye’ye gelişinde payım var

8’
inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın babasıyla olan dostluğu nedeniyle kendisini de yakından

tanıdığını belirten Abdullah Tivnikli, şunları anlattı: "23 Nisan 1983’te babamı kaybettik. Yurtdışında

eğitim görüyordum. Hemen döndüm, işlerimizle ilgilenmeye başladım. O dönemde Başbakan Yardımcısı

olan Turgut Özal, beni çağırıp, ’Faizsiz bankacılık sistemini getirmeyi planlıyoruz, senin bu konuda

çalışmaların vardı, gel bu konudaki çalışmaların içinde ol’ dedi. O zamanki adı ’Özel Finans Kurumu’,

şimdiki adı ’Katılım Bankacılığı’ olan modelin Türkiye’ye gelmesinde böylece rol aldım."

Refik Hariri ile görüştüm cenazesine kendim gittim

ABDULLAH
Tivnikli, Lübnan’ın suikaste kurban giden eski Başbakanı ve Sadu Oger-Oger Telecom’un

kurucusu Refik Hariri ile geçmişte görüşmeleri olduğunu ifade ederek, "Cenazesine de gittim.

Giderken kendim gittim. Dönüşte Sayın Abdullah Gül’le (o dönemde Dışişleri Bakanı’ydı) birlikte döndüm.

Cenaze üzerinden iş bağlantısı kurulması söz konusu olamaz" dedi.

Katılım bankaları reel ekonomiye dayalı çalışıyor

TÜMÜYLE faize dayalı sistemin "balon gibi şiştiğini" savunan Abdullah Tivnikli, şu yorumu yaptı:

"İşte dünyada yaşanan finans krizi bunu ortaya koydu. Faize dayalı bankacılık sistemini asla kötülemek

istemem. Onlar da kendi işlerini yapıyorlar. Ancak, özel finans kurumları ya da şimdiki adıyla katılım

bankaları tüm faaliyetlerinde reel ekonomiye dayalıdır. Herkes parayı ’havuz’a atar.

Havuzda toplanan paralar binlerce reel işte kullanılır. Ortaya gelir çıkar. Böyle bir sistemin

batma ihtimali yok."Tivnikli, ABD’nin Körfez’den 3.5 trilyon dolar, İngiltere’nin 1.5-2 trilyon dolar,

İspanya’nın ise 650 milyon dolar kaynak çekebildiğini ifade ederek, "Ben oradaki birikimleri

Türkiye’nin de hizmetine sunmak istiyorum" dedi.

İngiltere Başbakanı, akaryakıt şirketlerinden fiyatları düşürmesini istedi

  BRÜKSEL (A.A)

İngiltere Başbakanı Gordon Brown, İngiliz akaryakıt şirketlerinden petrol fiyatlarındaki düşüşü fiyatlarına yansıtmasını istedi

         Brown, AB zirvesinden sonra düzenlediği basın toplantısında, temmuz ayında 147 doları gören petrol fiyatının yarı yarıya düşmesine rağmen, akaryakıt fiyatlarının "halen çok yüksek" olduğunu belirtti.
         Ülkesinde bazı şirketlerin akaryakıt fiyatlarını indirdiğini, diğerlerinden de bunu görmeyi beklediğini ifade eden Brown, "kamu, petrol fiyatları yükseldiğinde bunun pompa fiyatlarına çok çabuk yansıdığını biliyor. Şimdi onlar petrol fiyatları düştüğünde de bunun pompa fiyatlarına yansımasını istiyor" dedi.
         Fiyatlardaki düşüşün pompaya yansıması için şirketler arasında rekabet edildiğini görmek istediğini söyleyen Brown, İngiltere’nin bazı bölgelerinde litresi 1,20 sterline kadar çıkan benzinin fiyatının halen çok yüksek olduğunu, bunun da değişmesi gerektiğini belirtti.
         İngiltere basınında çıkan haberlere göre, bazı şirketler benzinin litresini 1,18 sterlinden 99,9 peniye çekti.

:Milliyet

 

Işık İslam'da diyen bebek


Küçük Amerikalı kızların son gözdesi Coo Bebek, ABD'yi ayağa kaldırdı. Anne babalar kızgın. Bebeğin satışı yasaklandı.
Sallayınca "Anne" diye bağırması ve bebekçe sesler çıkarması için programlanmış olan Coo Bebekler'in "Işık İslam'da" diye bağırması Amerikan ailelerinde şok etkisi yarattı.

İngiltere'de de 20 Sterlin fiyatla satılan Coo Bebek skandalı, üreticisi ünlü Mattel şirketini de zor durumda bıraktı. Şirketten yapılan açıklamada "Coo Bebekler sadece 'anne' demeye ve bebeklerin çıkardığı bazı sesleri çıkarmaya programlanmıştır" denildi.

Buna rağmen, gelen tepkiler üzerine ABD'de bebeğin satışı yasaklandı, satılan bebekler toplattırıldı.

Bebeğin "Işık İslam'da" diye bağırmasının arkasında ise, Mattel'in bir Müslüman çalışanının, programı değiştirmesi olduğu tahmin ediliyor.

Kimine göre ise bebek aslında böyle bir şey demiyor, sadece bazı sesler yan yana gelince bu şekilde algılanabiliyor ve bütün bu yaygaranın arkasında İslamofobik Amerikalılar'ın tedirginliği yatıyor.

:Milliyet

Dünyanın en korkunç balığı

Bu balık devasa boyutlarda. Onu yoldan çıkaran ise nehire atılan insan cesetleri. Uzmanlar ise korkunç bir senaryo peşinde.
Bilimadamları, insan cesetleriyle beslenerek mutasyona uğrayan korkunç bir balığın, artık insanları öldürmeye başladığından endişe ediyor.

Uzmanlar, devasa boyutlardaki bir kedi balığı cinsinin, Hindistan’da cenaze merasimlerinden sonra nehirlere atılan cesetlere karşı özel bir eğilim geliştirmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.





İngiliz The Sun gazetesinin haberine göre Hindistan-Nepal sınırındaki Büyük Kali nehri çevresinde yaşayan yerli halk, yıllardır nehirde esrarlı bir canavarın yaşadığına inanıyor.



Canavarın zaman içinde suya giren dikkatsiz yüzücülere saldırdığına inanılıyor.


Biyolog Jeremy Wade, İngiltere’de Kanal 5 televizyonu için hazırladığı belgeselde bu gizemli yaratığın peşine düştü. Belgesel hakkında bilgi veren Wade, nehirdeki ölümlerin timsahlardan kaynaklandığı söylentilerini çürüttükten sonra dikkatini, dünyanın en büyük tatlı su balıkları arasında yer alan kedi balıklarına çevirmiş.


Wade, araştırmaları sırasında 73 kilo ağırlığında ve yaklaşık 2 metre uzunluğunda bir kedi balığı yakalamış. Bu boyutlardaki balığın şimdiye kadar görülenlerin en büyüğü olduğunu belirten Wade, “Eğer bu balık sizi yakalasa kaçacak yeriniz olmazdı” diyor.

Wade, araştırmaları sırasında 73 kilo ağırlığında ve yaklaşık 2 metre uzunluğunda bir kedi balığı yakalamış. Bu boyutlardaki balığın şimdiye kadar görülenlerin en büyüğü olduğunu belirten Wade, “Eğer bu balık sizi yakalasa kaçacak yeriniz olmazdı” diyor.



İlk olarak 17 yaşında Nepalli bir çocuğun dev kedi balığının kurbanı olduğu düşünülüyor. Görgü tanıkları, Nisan 1998’de meydana gelen olayda, serinlemek için nehre giren çocuğun aniden su yüzeyinden aşağı doğru çekildiğini belirtiyor.



Belgeselde, sözkonusu olaydan üç ay sonra bir çocuğun daha, babasının çaresiz bakışları arasında suyun altına doğru sürüklendiği anlatılıyor.



Kanal 5’in ‘Nature Shock’ serisinin 14 Ekim’de başlayacağı ve “ceset yiyen nehir canavarı” adlı bölümünse 21 Ekim’de yayınlanacağı belirtiliyor.

:Milliyet

Köpeğe cami izni

6516064 İngiltere’de yeni kurulan şeriat konseyinin verdiği ilk kararlardan biri, görme engelli bir gencin rehber köpeğinin camiye girmesine izin vermek oldu.

Birçok İslam ülkesinde köpekler mekruh kabul edilir ve camilere girmelerine izin verilmezken, İngiltere’de ilk kez 18 yaşında görme özürlü Muhammed Abraar Khatri, rehber köpeğini camiye sokabilme hakkı kazandı. İngiltere’de şeriat kurallarını düzenlemekle görevli İngiltere Müslümanlar Konseyi’nin fetvasına göre, köpek caminin avlusuna girebilecek ancak namaz kılınan bölümüne giremeyecek. Leciester’da yaşayan Müslüman öğrenci Khatri, içeride namazını kılarken, iyi eğitimli uslu köpeği Vargo, Bilal Camii avlusunda kendine ayrılan özel bölmede oturup bekleyecek. Khatri, "Köpeğimin kimseye bir zararı yok. Çok akıllıdır ve bir kenara çekilip oturur beni bekler" dedi. Muhammed’in babası Cafer Khatri de, "Oğlum şimdi başkalarına muhtaç olmadan her yere gidebildiği gibi, namazını kılmak üzere camiye de gidebilecek. Bu onun kendine güvenini de artırıyor" dedi.

Khatri’nin köpeğini camiye sokabilmek için yaptığı başvuruya, Körler İçin Rehber Köpekler Derneği ile İngiltere Müslümanlar Konseyi birlikte destek verdiler. Karar Müslüman liderlerle konunun uzun bir süre müzakere edilmesinin ardından çıktı. Kararın, köpeklere olumsuz bakılan dünyanın birçok Müslüman ülkesi için de örnek olacağı savunuluyor.

:Hürriyet

Avrupa’nın gen haritası çıkarıldı

6370009 
 

Amerikalı ve Avrupalı araştırmacılar, Avrupa’nın gen haritasını çıkardılar.

Bilim adamları, böylece Avrupa’nın sınırlarının kesin bir biçimde belirlendiğini söylediler. Haritanın ayrıca genetik hastalıklarla mücadelede büyük avantaj sağlayacağı da ifade ediliyor.

İngiltere, ABD ve İsviçre’deki üniversitelerin işbirliğiyle yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıkan gen haritası, Avrupa’da yaşayan insanların ait oldukları ülkeyi veya coğrafi bölgeyi de belirleyebiliyor. California Üniversitesi uzmanlarından John Novembre, çalışmaya, çözüm yöntemiyle kişinin ait olduğu coğrafi kökenin de belirlenmesi sağlanarak daha ileri bir boyut kazandırıldığını söyledi. Bilim adamları, bu sayede, İsviçre’de yaşayan, Fransızca, Almanca ve İtalyanca konuşan grupların kökenlerinin bile örneklenebileceğini ifade ettiler. Gen analizi yoluyla, bir kişinin coğrafi kökeninin birkaç yüz kilometre hatayla bulunabileceğine dikkat çekildi.

Harita, bir bölgede yaşayan bireylerin diğerleriyle ne kadar benzerlik taşıdığını veya ne kadar farklı olduğunu gösteriyor. Birey, atalarının nereden geldiklerini öğrenebiliyor. Böylece Avrupa’nın sınırları da kesin şekilde ortaya çıkıyor.

Çalışmanın bir amacı da, büyük çaplı genlerle bağlantılı hastalıkları ekonomik bir biçimde saptamak ve herhangi bir ülkede yaşayanların genetik araştırmasını yapmak. Bu sayede, yeni ilaçların testlerinin daha etkili ve kolay biçimde de yapılacağı belirtiliyor. Çalışmanın tıbbi bölümüyle ilgilenen ilaç firması Glaxo Smith-Kline, araştırmaya destek veriyor.

Hürriyet

Bu afiş fazla seksi diye kaldırıldı

Ünlü oyuncu Angelina Jolie'nin başrolünü oynadığı 'Wanted' filminin afişleri, İngiltere'de kaldırıldı.

Ünlü oyuncu Angelina Jolie'nin başrolünü oynadığı ve Türkiye'de de gösterildiği dönemde büyük ilgi gören "Wanted" filminin afişleri, İngiltere'de "Fazla seksi" olduğu gerekçesiyle kaldırıldı...

İngiltere'deki Reklam Standart Kurumu (ASA) güzel oyuncunun en son filmi Wanted'ın afişini ülke genelinde yasakladı.
Kurumun yaptığı açıklamada güzel oyuncunun afişte silahları çok seksi tuttuğu ve bunun da silah kullanımını ve şiddeti teşvik edebileceği belirtildi.

Kuruma gelen şikâyetler üzerine böyle bir karar verildiğini kaydeden kurum başkanı, afişin çocukların gelişimi olumsuz yönde etkileyebileceğinden korktuklarını, yasak kararını bu nedenle aldıklarını söyledi.

Milliyet

Ve ABD,Rusya'yı açıkca tehdit etti

Savaşın dördüncü gününde ABD, Rusya'yı açıkca tehdit etti.

ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Rusya'nın Gürcistan'daki

askeri eylemlerinin cevapsız bırakılmamasının

zorunlu olduğunu söyledi.

Savaş bölgesinden son kareler 

Osetler, Ruslar'ı böyle karşıladı

Cheney'in basın sekreterliği görevini yürüten Le Ann McBride konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Cheney'in bugün Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili ile bir telefon görüşmesi yaptığını belirerek, “Başkan Yardımcısı, Gürcistan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik bu tehdit karşısında, ABD'nin, Gürcistan halkı ve onların demokratik yollarla işbaşına gelmiş hükümeti ile dayanışma içinde olduğunu dile getirdi” şeklinde konuştu.

http://dosyalar.hurriyet.com.tr/haber_resim/kafkaf.gifMcBride, Cheney'in telefon görüşmesi sırasında Saakaşvili'ye “Rusya'nın saldırganlığı cevapsız bırakılmamak zorundadır ve buna devam etmesinin ABD ve daha geniş çerçevede uluslararası toplumla ilişkilerinde ciddi sonuçları olacaktır” ifadelerini kullandığını vurguladı.

İNGİLTERE RUSYA'YI KINADI

İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, Rusya'nın Gürcistan'a yönelik askeri harekatını kınayarak, son bombalamalarla çatışmaların Güney Osetya'nın da dışına taştığını söyledi. "Uluslararası meslektaşlarıyla" temaslarda bulunduğunu söyleyen Miliband, Gürcistan'daki çatışmaların yoğunlaşacağı yönünde genel bir kaygı olduğunu ifade etti.

RUSYA'NIN ŞOK İDDİASI: GÜRCÜ ASKERLERE AMERİKALI PARALI ASKERLER YARDIM EDİYOR

Rus basını, Gürcistan'ın tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya'daki operasyonlarının ardından gelişen Rusya-Gürcistan çatışmasıyla ilgili haberlerinde, Gürcistan'ın saldırılarına Amerikan askerlerinin de katılıp katılmadığı sorusunu gündeme getirdi.http://dosyalar.hurriyet.com.tr/haber_resim/gurcu_banner.jpg

İngiliz The Sunday Times gazetesinin Gürcistan'da başta ABD ve İngiltere olmak üzere NATO ülkelerinden yüzlerce askeri danışman bulunduğu ve Gürcistan'da bulunan 200 Pentagon uzmanının Gürcü birliklerini savaşa hazırladığı iddiasını ön plana çıkaran Rus Vesti televizyonu, Güney Osetya yönetiminin öldürülen Gürcü askerler arasında siyahilerin de bulunduğu ve bunların ABD'nin gönderdiği eğitmenler olabileceği yönündeki açıklamalarına dikkati çekti.

GÜNEY OSETYA LİDERİ: GÜRCİSTAN'IN SALDIRISINDA YABANCILAR DA YER ALDI

Gürcistan'dan tek taraflı bağımsızlık ilan eden Güney Osetya'nın lideri Eduard Kokoeti, Tshinvali'ye saldıran Gürcü birlikleri arasında yabancı uyruklu kişilerin de bulunduğunu ileri sürdü.

Kokoeti, Rus haber ajansı RİA Novosti'ye yaptığı açıklamada, Gürcistan'ın kendilerine yönelik saldırısında Ukrayna ve Baltık ülkelerinin (Letonya, Estonya, Litvanya) yanı sıra başka ülke vatandaşlarının da yer aldığını söyledi.

Başkent Tshinvali'deki çatışmaların ardından Baltık ülkeleri ve Ukrayna vatandaşı bazı askerlerin cesedini bulduklarını belirten Kokoeti, “Daha sonra 12 no'lu okulun yakınındaki çatışmada birkaç siyahi adamın cesedinin bulunduğu bilgisi de verildi” diye konuştu.

Kokoeti, Tshinvali'de Gürcü birlikleriyle çıkan çatışmalarda, üzerinde Gürcü üniforması bulunan Asya kökenli oldukları anlaşılan çekik gözlü kişilerin cesetlerinin de bulunduğunu sözlerine ekledi.

Rusya'nın Güney Osetya temsilcisi Dimitriy Medoyev de İngilizce yayın yapan Russia Today televizyonuna yaptığı açıklamada, Tshinvali'deki manzaranın “çok korkunç” olduğunu belirterek, “Kent, devrilen ağaçlar, kesilen enerji hatları ve tüm sokaklarda yanan Gürcü tankları görüntüsüyle İkinci Dünya Savaşı'ndaki Stalingrad'ı andırıyor. Kentin her yerinde Gürcü askerlerinin yerde uzanan ölü bedenleri bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Kokoeti'nin Güney Osetya'ya saldıran Gürcü güçleri arasında yabancı askerlerin de bulunduğu iddiasını teyit eden Medoyev, “Dünkü saldırıda ilerleyen tankların personeli, görünüşe bakılırsa Ukraynalıydı. Bugün kimliği tespit edilemeyen iki ölü kişinin tenleri siyahtı. Bunlar muhtemelen Amerikalı, ama bunu şu anda kesin olarak söyleyemeyiz. Özel testlerin ardından bu konuda resmi bir açıklama yapabileceğiz” dedi.

hürriyet

Sitemizdeki bilgilerin büyük çoğunluğu alıntıdır. İlgili yazının yazarının veya kaynak sahibinin istemesi halinde ilgili yazı sitemizden kaldırılacaktır. Web Stats